Cisim nedir? neler cisimdir?

CİSİM

Uzunluğu, genişliği, derinliği olan ve bu ne­denlerle evrende yer kaplayan şeye cisim de­nir. Başka bir ifadeyle bir yer kaplayan, aynı zamanda kütlesi ve ağırlığı olan ve doğada ele­ment, bileşik yaia bunların karışımları halin­de bulunan şeyler cisim olarak tanımlanabilir. Sözgelimi kimya biliminde çişimin; kütleyle elektriğin bir arada madde halinde görünüşü şeklindeki tanımı böyledir.

Cismin oluşmasında proton, nötron ve elek­tron tanecikleri temel birimler olup bunların her birinin belli bir kütlesiyle elektrik yükleri bulunmaktadır. Bu üç taneciğin belli oranlar-
da birleşmcleriyle elementler meydana gelir. Bugün sayıları yüzü bulan elementler proton oranına göre belirlenmektedir. Bir atom, pro­ton ve nötronların bir arada toplandığı çekir­dek ile bunun etrafındaki elektronlardan oluş­muş bir yapı özelliği arzeder. Kimyasal alanda ortaya çıkan her tür olay, yani birleşme ve ay­rılmalar atomun elektron yapısındaki değişim­lere bağlıdır. Doğada atomların çekirdekleri sağlam yapılı olduklarından, geleneksel müda­hale yöntemlerinin etkisi ne kadar şiddetli ol­sa bile, hiçbir değişiklik göstermezler. (Geç­mişte simyacıların altın elde etmek için baş­vurdukları işlemlerin başarısız olmalarının ne­deni böylece anlaşılır olmaktadır.)
İzafiyet teorisine göre, kütleyle enerji arasın­da herhangi bir fark sözkonusu olmadığı İçin, cisim büyük şiddetle yoğunlaştırılmış bir ener­jiden ibaret görülmektedir. Bu anlamda De-nıokriios tarafından cismin meydana getirile­mez (yaratılamaz) ve yok edilemez şeklinde belirtilen temel özellik olarak ileri sürülen gö­rüşünün doğruluğu tartışmalı hale gelmekte­dir. Çünkü cisim başka enerji biçimlerinden meydana geldiği gibi, aynı oranda başka ener­ji şekillerine de dönüşebilmektedir ki, enerji­nin ışığa dönüşümü böyledir.
Cisim, duyularla algılanır. Basit ve mürek­kep olmak üzere ikiye ayrılır. Mürekkep cisim de mailde ve suret olmak üzere iki öğeden olu­şur.
Bir başka açıdan cisimleri dış görünüşlerine, sertliklerine, iletkenliklerine, yoğunluk, uçucu­luk veya ışığı geçirmelerine vb. göre çeşitli sı­nıflara ayırmak mümkündür. Ancak cismin ka­tı,.sıvı, gaz halinde bulunması uygun şartların oluşmasıyla ilgilidir. İnsan bir kısım nitelikleri algılar ve bu algılamada düzenli bîr tekrar gö­rürse yani aynı nitelikleri sürekli olarak birlik­te algılarsa, o takdirde belirli bir cismin varlı­ğından sözedilcbilir. Bu bakımdan bir cismin mekanda insandan (algılayan süjeden) bağım­sız bir şekilde varolduğu kabul edilir. Böylece bir cismin üç boyutlu «İması ve bir kütlesinin bulunması şeklinde iki niteliğinin vurgulanma­sı mümkün olur.
Ne var ki, cismin bu şekilde tanım felsefede tartışmalara yol açmıştır. Buna göre algıların dışında, bu algıların nedeni olarak bağımsız cismin varlığını kabul edenler (ki bunlara Re­alistler denilir) ve bunların karşısında algıları­mızdan cisme geçebilmek İçin bîr sıçrama yap­mak gerektiğini, çünkü algımızı cisme bağla­yan herhangi bir şeyin sözkonıısu edilemeye­ceğini, dolayısıyla tek güvendiğimiz şeyin algı­larımız olduğunu savunan görüş vardır. Sonuç, olarak cisim üc kastedilen doğrudan doğruya algılarımızdan başkası değildir ki, bu görüş sa­hiplerine de Sübjektif İdealistler, denilir.
İslâm düşüncesinde cismin, cevherden ve cevherle kaim olan arazdan meydana geldiği hususunda ittifak vardır. Cisim, atomların bir­leşmesinden meydana gelen ve bölünebilen bir varlık olarak görülmüş, bu düşünceyle ele alınmıştır.
İslam Kelama lan arasında gerek tanım, ge­rekse açıklamada farklılık gösteren cismin söz­lük anlamı, İri yaratılışlı ve şahsi leştin im iş var­lıkların yapı ve uzuvlarıdır. Genel olarak akıl­cı filozofların anlayışına uygun bir tarzda ci­sim en, boy, derinlik olmak üzere üç boyutlu varltk şeklinde tanımlanır. Parçalanması veya parçalara ayrılması cismin esasını değiştir­mez.
Demek oluyor ki, Kclamcılar arasında cis­min ianımı, cevheri ferilerin (atomların) bir­leÅŸmesiyle meydana gelen ve aynı zamanda bö­lünebilen varlık ÅŸeklinde kabul görmüştür. Cürcani’y^ göre cisim, varlıkların esası olan beÅŸ cevherden biridir (Tarifen). Bütün bunlar­dan sonra Kelamcıların ve filozofların ianım ve açıklamaları ÅŸu hususların teshilini müm­kün kılar: a) Parçalanabildi ve esasları baÅŸlı başına güç olan parçacık (cüz)ların birleÅŸmele­ri sonucunda cisim oluÅŸmaktadır; b) Bölünc-meyen en küçük cevherlerin birleÅŸmesi cismi meydana getirmektedir. Yani sonsuz ve baÅŸlı başına bir güç olan cevherin münferit halin­den cisim ortaya çıkar. Böylece cisim asılları güç olan; fakat sonsuz olmayan parçacıklar­dan oluÅŸmaktadır.
Cisim, cevherle arazdan meydana gelir. Cev­her kendi zatıyla kaimdir, baÅŸlı başına yer tu-tarvevarlığını hissettirir. Buna ‘Ayaıı’da denilir. Araz ise baÅŸkasına baÄŸlı olarak yer tutar ve varlığını hissettirir. Ayan, basit ve mürek­kep olmak üzere ikiye ayrılır. Basit olanına Ccvherü’l-Fcrd’adı verilir. Bölünemcyen bu en küçük parçaya ‘Cüz’ü lâ Yctecezzâ’ denir. Mürekkep Ayan ise en az iki cevherin birleş­mesinden meydana gelir.
EÅŸ’arilerve Mutezile, Özellikle de Karmati-Icr cismin ianım ve açıklamalarında farklı an­layış sergilerler. Ayrıca EÅŸ’ari Kclamcılar cev-her-i ferdin cisim haline dönüşmesinde baÅŸka bir cevher-i ferd İle kaynaÅŸması konusunda an­laÅŸmazlığa düşmüşlerdir. Sözgelimi Bakıllani (ölm.1013), cevlıer-İ ferdin (atom) mekanda bulunmuÅŸ halini “kevn” (oluÅŸ) olarak nitelen­direrek, onun durma, hareket etme, ayrılma ve birleÅŸme ÅŸeklinde dört konumda bulunaca­ğını ileri sürer. Bu baÄŸlamda cismin meydana gelmesinde cevher-i (ercilerin birleÅŸmelerinin doÄŸal sonucu olarak dürtüşme, bitiÅŸme, kay­naÅŸma ve ayrılma durumlarını birer “araz” biçi­minde deÄŸil, dışarıda kalan bir kavram olarak düşünmekledir. Oysa Kelamcıların birçoÄŸu cismin meydana gelmesinde cevlıer-İ fertlerin kaynaÅŸma ve bitiÅŸmelerinde sözkonıısu edilen dört “araz”ı onların dışında kalan gerçek var­lıklar ÅŸeklinde düşünürler.
Mutezile İse “araz”ın belirli sayıda olduÄŸu ve sonsuz olamayacağı görüşündedir. Fakat bu “araz”ııı gerçek bir varlık olduÄŸunu kabul et­meyen bazı EÅŸ’ari Kelamcılar, “kcvıV’in ko­num ve durumuna göre “araz” türlerinin arta­bileceÄŸini ileri sürerek İmkan alanında kalan “araz”ın sonsuz olabileceÄŸini ifade ederler.
Kısacası cismin en küçük parçalara kadar ay­rılabileceÄŸi ya da bir durumdan baÅŸka bir du­ruma geçebileceÄŸi kabul edilmekle beraber, bu deÄŸiÅŸim cismin özünde deÄŸil, sadece nite­liklerinde olmaktadır. Bu bakımdan Vaci-bü’l-Vücud’un cismi konusunu açıklamak mümkün olabilmekledir. Cismin cevher ve arazlardan oluÅŸtuÄŸunu benimseyen Kelamcı­lar, gerçekle aıom teorisini açıklamaktadırlar. Fakat bunların atomculuÄŸu Demokritos’un maddeci atomculuÄŸundan ayrı olarak Allah’ın birliÄŸini, cismin ayrı oluÅŸunu ve ebediliÄŸini ka­nıt için kullanan bir sistem olmuÅŸtur.
Özetlemek gerekirse Kelamcılar, cismin cev­herle arazdan meydana geldiÄŸini kabul eder­ler. Allah hakkında cisim lafzım kullanmazlar. Cismi meydana getiren cevher ve araz hadis­tir, sonradan varolmuÅŸtur. Ama Allah kadim­dir. Varlığın temelinde cevherin olduÄŸunu ka­bul eden gruba Cevheriyye adı verilir. Cevhaiy-ye’nin bir grubu maddi cevheri, diÄŸer grubu da ruhi cevheri inkar ederler. Arazziyye’yc gö­re ne cevher, ne madde, ne ruh vardır.

Benzer Konularımız

Cisim nedir? neler cisimdir? yazısına ait etiketler : , ,
Cisim nedir? neler cisimdir? yazısında telif haklarına ve yasalara aykırı bir bilgi veya link bulunuyorsa lütfen buradan iletişime geçiniz.

Tutmayın beni... Yorum yazcam.

Yorum ekleye bilir yada yazı için geri bildirim gönderebilirsiniz..Bu yazı için yorumlarına abone ol: subscribe to these comments RSS.

 

Yorum içerisinde kullanabileceğiniz Html tagları :
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yazıya yorum yazdığınızda yorumunuzun hemen yanında bir Gravatarınız yayınlanacaktır.Hani benim Gravatarım?.

Security Code: