Google+’ın gerçek amacı ne?
Google+ kendisini reklama adamış durumda.
Google, Google+ kullanıcılarına neden “gerçek isim” dayatması yapıyor; sahte isimlerle ne derdi var?
Facebook’un büyük rakibi konumunda bulunan Google+ hakkında gün geçmiyor ki yeni bir haber yayılmasın, yeni bir baÅŸlık atılmasın.
Uzun zamandır üzerinde çalışılan ve birçok farklı ÅŸekilde gündeme gelen Google+, bir süredir gerçek isim kullanma zorunluluÄŸu ile karşımıza çıktı. Google’ın oturum baÅŸkanı Eric Schmidt’e kadar uzanan bu tartışmayaysa, yine Schmidt tarafından bir son verildi.
Schmidt, NPR’dan Andy Carvin’e verdiÄŸi açıklamasında, Google+’ın bir “identity service” yani açık bir kimlik hizmeti üzerine kurulduÄŸuna deÄŸindi. Google gelecekte hesabınızla yapacağınız iÅŸlemler için gerçek isminize ihtiyaç duyacak çünkü olası bir oyun içerisinde bile kim olduÄŸunuzu bilmek istiyor. Yani bu sosyal aÄŸ sayesinde sevdiklerimiz ya da sevmediklerimiz hakkında birçok bilgi detaylı bir ÅŸekilde sergilenebiliyor. Google’ın bu sistemi hayata geçirmekteki ana amacın tamamen kiÅŸiye özel reklam olanağı saÄŸlıyor olması. Bu da “gerçek isim kullanma zorunluluÄŸu politikasının” biraz daha anlam kazanmasını saÄŸlıyor.
“EÄŸer bir kaygınız varsa gelmeyin…”
Google bu konu hakkında herhangi bir deÄŸiÅŸiklik yapmayı düşünmüyor. Schmidt konu hakkında ÅŸunları söyledi; “İnsanların gerçek isimlerini kullanmaları pek tabi bir noktada büyük bir risk. EÄŸer bu durumda olduÄŸunu düşünenler varsa, Google+’a üye olmamaları gerekiyor çünkü biz bu politikamızdan vazgeçmeyeceÄŸiz.”
Uzun lafın kısası Google+, gerçek ismini verip, kendisini reklamcılara sonuna kadar açabilen tüm kullanıcılar için son derece baÅŸarılı bir sosyal paylaşım ağı olabilir. Ama kendilerini ortaya atmak istemeyen kullanıcılar için tam bir kabus olduÄŸu ÅŸimdiden belli…



Tutmayın beni... Yorum yazcam.