4 bin yıllık Pers kılıcı bulundu!
Kütahya’da, Seyitömer Höyüğü kazılarında 4 bin yıl öncesinden kalma, Pers medeniyetine ait olduÄŸu bildirilen kılıç ve kabartma kadın figürlü sunu kabı gibi tarihi öneme sahip eserler bulundu.
Kazı Grubu BaÅŸkanlığını yürüten Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm BaÅŸkanı Prof. Dr. Nejat Bilgen, gazetecilere yaptığı açıklamada, il merkezine yaklaşık 25 kilometre uzaklıktaki Seyitömer Höyüğü’nü, 6 yıldan bu yana her yıl 6′ÅŸar aylık dönemler halinde kazdıklarını anımsattı.
Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdürlüğüne baÄŸlı Seyitömer Linyitleri İşletmesi (SLİ) Müessesesi sahasındaki kurtarma kazısının, altındaki kömürün ekonomiye kazandırılmasının ayrı bir önemi bulunduÄŸuna iÅŸaret eden Prof. Dr. Bilgen, 6′ncı sezon kazılarına 6 Haziran’da baÅŸladıklarını bildirdi.
Prof. Dr. Bilgen, bu yıl höyükte 60′ı Arkeoloji Bölümü öğrencisi 250 işçinin yanı sıra 10′a yakın öğretim elemanının görev yaptığını dile getirerek, şöyle devam etti:
”Bu yıl kazıya baÅŸlamamızın ardından geçen bir aylık süreçte çok deÄŸiÅŸik yeni buluntularla karşılaÅŸtık. Zaten burada üretim yapıldığını hem Ege hem Mezopotamya ve Suriye bölgesiyle önemli ticari iliÅŸkileri olduÄŸunu biliyorduk. Bu sene bulduklarımız arasında 4 bin yıllık Pers kılıcı, Arkaik heykel, mermer idol var. Bunlar tabi sadece bazıları. Bunlar ilk etapta bize geçen sene sarayını bulduÄŸumuz Erken Tunç Çağı’nda hem ana tanrıça inancı hem boÄŸa kültürünün birlikte yaÅŸandığını söylememize fırsat veriyor.
Orta Tunç Çağı’ndan kalma üzeri yüksek kabartmalı topraktan yapılmış kap da elimize geçti. Bugüne kadar bu kazılarda bulduÄŸumuz, Kütahya Arkeoloji Müzesine ulaÅŸan tek örnek denilebilir. Üzerinde, bir eliyle gözünü kapatmış giysili kadın figürü var. Bu ÅŸekliyle daha önce bulduÄŸumuz eserlerden farklı. Sunu kabı niteliÄŸindeki bu eser de höyüğün, Mezopotamya, Suriye, Ege, Orta Anadolu arasındaki iliÅŸkilerini vurgulamak adına önemli bir ipucu oldu. Bunların yanı sıra kazıda geçen bir aylık süreçte bol miktarda seramik elimize geçti. Höyükteki odalarda Erken Tunç Çağı’nda kalıpla seramik üretimi yapıldığına dair eserlere çokça rastladık.”
6 YILDA 10 BİNDEN FAZLA ESER ÇIKARILDI
Prof. Dr. Bilgen, her yıl Kütahya Arkeoloji Müzesi’ne 100′e yakın envanterlik, baÅŸka bir ifadeyle müze kayıtlarına geçecek ve sergilenecek nitelikte eser teslim ettiklerini anlattı.
Geçen yıl açtıkları DPÜ Arkeoloji Müzesinde de 150′ye yakın eseri sergilediklerini ifade eden Prof. Dr. Bilgen, ”Bunun dışında etütlük olarak da her yıl için depolarımızda 2 bini aÅŸkın eser bulunduruyoruz. Bunları kış aylarında zaman zaman restore ederek, çizimlerini yaptıktan sonra tez ve yayın olarak bilim dünyasına hazırlıyoruz. Åžimdiye kadar yaklaşık 6 yılda bulduÄŸumuz eser sayısı 10 bini geçti” dedi. Prof. Dr. Bilgen, önceki yıl höyükte sondaj yaptıklarını hatırlatarak, kültür katmanının ÅŸu anda höyüğün merkezinden 6 metre daha devam ettiÄŸini belirlediklerine dikkati çekti.
Kütahaya Arkeoloji müzesini tanıtmak için üniversitenin internet sitesinde sayfa oluÅŸturacaklarını, broşür ve müze kataloÄŸu bastırıp hem Kütahya hem bilim dünyasında birçok yere yansıtacaklarını belirten Prof. Dr. Bilgen, ”Önümüzdeki kış sezonunda müzenin daha aktif, daha bilinen bir hale gelmesi için çalışacağız. İstanbul’da Sabancı Müzesinin Yunanlılarla yaptığı uluslararası sergiye müzemizden eser gönderdik ve onlar kataloglarına bastı. Bilim dünyası müzeyi kısmen biliyor ama vatandaÅŸlarımıza daha iyi tanıtmamız gerektiÄŸini fark ettik. Bunu da en kısa zamanda yapacağız” diye konuÅŸtu.
Bilgen, kazı alanı ve höyükten çıkarılan eserlerin tasnif edildiği kazı evinin halka açık olduğu bilgisini vererek, merak eden vatandaşların özellikle cumartesi günleri burayı ziyaret edebileceğini sözlerine ekledi.
SEYİTÖMER HÖYÜĞÜ
TKİ Genel Müdürlüğüne baÄŸlı SLİ Müessesesi sınırları içinde yer alan höyükteki kazı çalışmaları, altındaki 12 milyon ton kömürün ekonomiye kazandırılması amacıyla 1989′da EskiÅŸehir Müze Müdürlüğünce baÅŸlatıldı.
Afyonkarahisar Müze Müdürlüğünün 1990-1995 arasında yürüttüğü çalışmalar, 2006′dan itibaren DPÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümünce ele alındı.
TKİ Genel Müdürlüğü ve DPÜ Rektörlüğü arasında imzalanan protokol gereÄŸince her yıl 6′ÅŸar aylık dönemler halinde yürütülen kazı çalışmalarının tamamlanması ve höyüğün kaldırılmasının ardından yaklaşık 500 milyon lira deÄŸerindeki linyit kömürünün çıkarılmaya baÅŸlanması hedefleniyor. Prof. Dr. Nejat Bilgen baÅŸkanlığındaki ekibin görev yaptığı höyükte bu yıl 6 Haziran’da baÅŸlayan kazı çalışmalarının kış aylarında tamamlanması ve en az 3 yıl daha çalışılması hedefleniyor.


Tutmayın beni... Yorum yazcam.