İşitme problemine çözüm: biyonik kulak!
DoÄŸuÅŸtan iÅŸitme kaybına, doÄŸum sonrası ateÅŸli hastalık ya da uzun süre sarılığa, tüberküloz tedavisine ve bağışıklık sistemi bozukluÄŸuna baÄŸlı ortaya çıkabilen kalıcı iÅŸitme bozukluÄŸu bulunanlara ”biyonik kulak” yüzde 70′e varan iÅŸitme ÅŸansı elde edilebiliyor.
Biyonik kulak takılabilmesi için mutlaka işitme cihazından fayda göremeyeceğinin tespit edilmesi ve hastanın iç kulağında salyangozun ve işitme sinirinin bulunması gerekiyor.
Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi kulak Burun Boğaz (KBB) Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nebil Göksu, sesin maddesel ortamdaki moleküllerin titreşimiyle ortaya çıkan enerji bir enerji türü olduğunu ve algılanabilmesi için belli bir frekans değerinde olması gerektiğini söyledi.
Sesin algılanabilmesi için dış kulak, orta kulak, iç kulak ya da sesin deşifre işleminin yapıldığı sisteminin herhangi bir basamağında engele takılmaması gerektiğinin altını çizen Göksu, bu basamakların birindeki sorunun işitme kaybına yol açabildiğini belirtti.
İşitme Kaybı Hastalık DeÄŸil ‘Bir Hastalığın Semptomu’
Orta kulak iltihabı, iç kulak zarı delikliği ve tümörler, iç kulak hastalıklarının işitme kaybına yol açabilen hastalıklar içinde yer aldığını belirten Göksu, işitme kaybının bir hastalık değil, semptom olduğunu vurguladı.
Göksu, işitme kaybının fark edildiği andan itibaren doktora başvurulması ve vakit kaybedilmemesi gerektiğini uyarısında bulundu. Yüksek ses enerjisinin de iç kulakta yer alan salyangozdaki salınan zarın üzerindeki hücrelerin tüylerinin kopmasına ve hücrelerin ölmesine neden olduğunu ifade eden Göksu, mümkün olduğunca yüksek sese maruziyetten kaçınılması gerektiğini vurguladı.
Doğuştan Gelen İşitme Problemlerine de Çözüm Buluyor
Biyonik kulağın doğuştan işitme engelli çocuklara takılabildiğini belirten Göksu, şunları kaydetti:
”DoÄŸuÅŸtan kaynaklı iÅŸitme kaybı, genetik olabiliyor. Ana rahminde annenin kullanmış olduÄŸu bazı ilaçlar, kimyasallar, gıdalar veya konjenkteal yani organ geliÅŸim aÅŸamasındaki bir sıkıntıdan dolayı bebekte iÅŸitme kaybı olabiliyor. Bu bebekler, doÄŸduklarında hiç ses duymuyorlar. Bunun, mutlaka hemen tespit edilmesi gerekiyor. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Hacettepe ve Marmara Üniversiteleri’nde baÅŸlatılan ‘Yeni DoÄŸan İşitme Taraması’ bu açıdan çok önem taşıyor. Bu tarama ile bebeÄŸe doÄŸar doÄŸmaz bir saat içinde iÅŸitmenin olup olmadığı belirleniyor.
Biyonik Kulak Cerrahi Operasyonla Takılıyor
Biyonik kulağın iç yapısı, cerrahi operasyonla takılıyor. İç parça, iç kulaktaki salyangozun içine döşenen bir elektrot özelliği taşıyor. Salyangoz açılarak ilgili elektrot deri altına gömülüyor. İç parça yerleştirildikten yaklaşık bir-iki ay sonra dış parçayı takılıyor. Dış parça ise ses işlemcisi olarak görev yapıyor. Sesi alıyor, frekanslara ayırıyor, kablolara veriyor, kablodan radyo frekans enerjisine dönüştürüyor. Dışardan deri altına konulan ayrı bir bobin aracılığıyla ve iç kulağa döşenen elektrotlarla doğrudan sinir uçları uyarılıyor. Bu şekilde, hastanın sesi duyabilmesi sağlanıyor.
İç kulağı ve iÅŸitme siniri olmayan hastalara da biyonik kulak yerine ”iÅŸitsel beyinsapı implantı” takılıyor.
Uygulama, beyin ameliyatını içeriyor. Hastanın kafatasında bir delik açılıyor ve beyin zarı kesiliyor. Beyincik itilerek, beyin soğancığının biraz aşağı kısmına elektrotlu cihaz takılıyor. Yani, elektrot doğrudan beyine saplanıyor. Elektrottun bağlantı ise iç kulağa takılıyor.



Tutmayın beni... Yorum yazcam.