Bin yıllık tartışmaya çözüm aranıyor!
GüneÅŸin doÄŸuÅŸu ve batışının Türkiye’deki gibi düzenli olmadığı 45 derece ve üzerindeki enlemlerde bulunan ülkelerdeki Müslümanların namaz ve oruç vakitlerinin düzenlenmesi için Mısırlı din adamı Yusuf El Kardavi bir ekiple birlikte bir süre Norveç’de yaÅŸayacak.
45 derece enlemi ve üzerindeki ülkelerde yaÅŸayan Müslümanlar, özellikle Ramazan aylarında namaz ve oruç vakitleriyle ilgili sıkıntılar yaşıyor. 2009 yılından beri yaz aylarına denk gelen Ramazan’da bazen bir saat içinde hem iftar, hem sahur yapmak hem de yatsı namazını kılmak zorunda kalınabilen noktaların bulunduÄŸu bu bölgelerdeki sorunların çözümü için Mısırlı din adamı Kardavi’nin bir heyetle bir süre Norveç’te yaÅŸayarak vakitleri oluÅŸturmaya çalışacağı öğrenildi.
Bu bölgelerdeki Türk Müslümanları da bu heyete Diyanet İşleri BaÅŸkanlığından bir kiÅŸinin katılmasını istiyor. Bu ülkelerde yaÅŸayan farklı mezheplerdeki Müslümanlar da tüm anlayışların birleÅŸerek bir takvim oluÅŸturulmasını talep ediyor. Konuyla ilgili AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Din İşleri Yüksek Kurulu BaÅŸkanı Hamza Aktan, 45′inci enlemden yukarısındaki ülkelerde özellikle yaz mevsimlerinde kuzey yarım kürede gece süresinin oldukça kısaldığını hatırlattı.
Türkiye’de 5 vakit namaz saatlerinin oluÅŸmasına karşın bu bölgede özellikle yaz aylarında güneÅŸin batışına raÄŸmen ufukta uzun bir süre tam bir karanlık oluÅŸmadığını, gece karanlığının ise çökmediÄŸini ya da bir saat içinde bittiÄŸini anlatan Aktan, şöyle konuÅŸtu:
“Daha yukarı çıkıldığında hiç gece karanlığı oluÅŸmuyor. Dolayısıyla yatsı namazının vakti girmiyor. Bu durumda biz zorunlu olarak 5 vakit namazın oluÅŸacağı ÅŸartlara göre vakit tayin etmek ve bunları takvimlere iÅŸlemek imkanına sahip deÄŸiliz. Bu durumda takdir olacak. GüneÅŸ batmışsa, hava kararmasa bile doÄŸuÅŸuna kadar geçen zaman içinde yatsının vaktini belirleyeceÄŸiz. İmsak vaktini ve dolayısıyla oruca baÅŸlama zamanını bir ÅŸekilde takdir ederek belirleyeceÄŸiz. Bizim yaptığımız da budur. Finlandiya’da, İşveç’de, Norveç’de, kuzey kutbuna doÄŸru yakın yerlerde dini müşavirlerimiz, işçilerimiz var.
Bizzat buradan gidip gözlem yapmış olan arkadaÅŸlarımız da var bize bilgi veren. Biz oralardaki realiteyle ilgili tam bilgilendikten sonra bunu hem işçilerimizi sıkıntıya sokmayacak hem de 5 vakit ibadeti yerine getirebilecekleri bir çözümde buluÅŸturmamız lazım. Çünkü belli aralıklarla kılınan namaz kiÅŸiyi Allah ile devamlı irtibat halinde bulunduruyor. Vakit oluÅŸmuyor diye namazı yok farz edemeyiz. Biz buralarda takdir yaptık.”
Hz. Muhammed’e “bir yılın bir gün gibi yaÅŸandığı döneme ulaşırsak nasıl namaz kılalım sorusuna” “takdir edersiniz” ÅŸeklinde cevap verdiÄŸini aktaran Aktan, burada maksadın kulun Rabbine ibadet etmesini saÄŸlamak olduÄŸuna iÅŸaret etti. “Vaktin oluÅŸtuÄŸu yerler elbette vakte uyulacaktır ama vaktin oluÅŸmadığı yerden namaz tatil edilecek deÄŸildir” diyen Aktan, yaptıkları uygulamayla bir taraftan burada bulunan din görevlilerine sıkıntı çıkarmamaya çalıştıklarını, bir taraftan da bölgenin yerli insanların rahatsız olacakları bir durum yaratmamaya çalıştıklarını ifade etti. Aktan, “Herkesin uykuda olduÄŸu bir saatte arabalarla insanlar camiye giderse oradaki huzuru da bozacağınız bir durum ortaya çıkıyor. Bu nedenle hem işçilerimizin rahat edebileceÄŸi, dinlenebileceÄŸi, ibadetlerini yapabileceÄŸi imsakını sahurunu, iftarını yapabileceÄŸi zaman dilimleri belirlendi” diye konuÅŸtu.
YAÅžANAN SIKINTILARDAN HABERDARIZ
Gecenin kısa olduğu günlerde eğer 5-6 saatlik bir zaman varsa onu 3 dilime ayırdıklarını anlatan Aktan, şöyle devam etti:
“Bir dilim güneÅŸin batışıyla yatsı, bir dilim yatsıyla imsak, bir dilim de imsakla güneÅŸin doÄŸuÅŸuna kadar olan zamanı kapsıyor. Ama bir yere geliyoruz ki o bölmeyi yarım saate indirme gibi bir durum oluyor. Bu defa artık çemberin dışına çıkıyoruz. Ona en yakın yerde 5 vakit oluÅŸumu nasıl takdir edilmiÅŸse, o takdir yukarıya doÄŸru uzanıyor. Yani bizim takvimlerimizde bu ÅŸekilde bir takdir yaptık.
Benim kanaatim ÅŸudur; her ne kadar yerinde gözlem yapılırsa yapılsın, Kardavi de gitsin baÅŸka biri de gitsin netice itibariyle bu realiteyle karşı karşıya kalacaktır. Bu realiyeti dikkate alarak bir çözüm üretmek zorundadır. Yerinde görmesi bir avantajdır. Ama sonuç deÄŸiÅŸmeyecektir. Takdir olacaktır. Zaten biz orada yaÅŸanan olayı biliyoruz. Görevliler var. Dolayısıyla biz olayda yaÅŸanan sıkıntılardan haberdarız. Yaptığımız düzenlemelerde buna göredir. Oradaki Müslümanların ‘vakit girdi mi girmedi mi namazım kabul oldu mu’ gibi endiÅŸeler duymasına hiç gerek yok. Çünkü aslolan kulun Rabbine kulluk görevini yerine getirmesidir. O vakitler belli periyodlarda Allah’a secde edip kulluk görevini yerine getirmesidir önemli olan.”
“DAHA UYGUN VAKİTLER OLAMAZ”
Diyanet İşleri Başkanlığı Astronomu İlhami Aşıkkaya da 45 derece enlemi üzerindeki ülkelerde imsak ve yatsı vakti belli bir zaman dilimi içerisinde oluşmadığını söyledi.
Bu bölgelerde Din İşleri Yüksek Kurulunun kararıyla imsak ya da yatsı vakti oluşmuyorsa, itibari imsak ve yatsı vakti belirlediklerini anlatan Aşıkkaya, bu bölgeler için itibari vakitleri kullandıklarını belirtti.
“Dini kriterlere uygun olarak bir zaman belirlendi. vakit oluÅŸmuyorsa orada siz bir vakit oluÅŸturmak zorundasınız” diyen Aşıkkaya, “2009 yılında Avrupa’da yaÅŸayan Müslümanlar Ramazan’ın yaz aylarına denk gelmesiyle birlikte yoÄŸun bir ÅŸekilde bize yatsıyla imsak arasında dar vakit olduÄŸunu ilettiler. Kurul oturup bir karar vermek zorunda kaldı. 2009′da yeni uyguladığımız kriterler ortaya çıktı. Åžimdi orada insanların ibadet yapabilmesi için verdiÄŸimiz vakitler en uygun vakitlerdir. Bundan daha uygun bir vakit olamaz diye düşünüyoruz” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Aşıkkaya, bütün Müslüman ülkelerinden insanların bulunduğu bu bölgelerdeki vakit ve oruç sorunun bütün Müslüman ülkelerinin birleşerek bir karar vermesiyle çözülebileceğine dikkati çekti.


Tutmayın beni... Yorum yazcam.