Hayal gücünün ve mucitliğin kitabı!
Steve Jobs’un tüm dünyada merakla beklenen biyografisinin İngilizce baskısı dün yayımlandı.
Kitabın 4 Kasım’da piyasaya çıkacak Türkçe çevirisinden bölümler…
Teknoloji devi Apple’ın patronu Steve Jobs’un, dünyaca ünlü biyografi yazarı Walter Isaacson tarafından kaleme alınan hayatı İngilizce baskısıyla dün piyasaya çıktı. Henüz satışa sunulmadan evvel ön sipariÅŸleriyle rekor kıran kitabın Domingo Yayınları tarafından yayımlanacak Türkçe baskısına sahip olabilmek içinse 4 Kasım’a kadar beklemek gerekiyor. Geçen günlerde pankreas kanseri sebebiyle yaÅŸamını yitiren Jobs’tan onay alınarak hazırlanan tek biyografi olma özelliÄŸine sahip kitap, 28 ülkede aynı anda satışa sunulurken, kitabın ilk baskısı dünyanın birçok ülkesinde tükenme noktasına geldi.
Steve Jobs ile 40’ın üzerinde yüz yüze görüşmeyle kaleme alınan kitap, yazarın özel hayatından da ilginç kesitleri gün yüzüne çıkarırken, ülkemizde Teknosa, Kitapyurdu ve D&R gibi kitabevlerinden ve internet üzerinden 32 liraya satın alınabilecek. Bu arada teknoloji devinin hayat hikâyesi iBooks’a da giriÅŸ yaptı. Ücretli olduÄŸu için Türkiye hesaplı Apple cihazlarından e-kitabı indirmek mümkün deÄŸil, ancak diÄŸer ülkelere kaydedilmiÅŸ cihazlarla kitaba anında ulaÅŸabiliyor. Türkiye’de iki hafta sonra piyasaya çıkacak ‘Steve Jobs’ kitabından kesitler yayımlıyoruz.
Jobs’un evlat edinilmesi
(…) Steve Jobs evlatlık olduÄŸunu küçük yaÅŸtan beri biliyordu. “Ailem bu konuda gayet açık davrandı” diye anlattı. Altı yedi yaşındayken evinin bahçesinde oturduÄŸunu ve sokağın karşı tarafında oturan kıza evlatlık olduÄŸunu söylediÄŸini net anımsıyordu. “Yani gerçek ailen seni istememiÅŸ mi?” diye sormuÅŸ kız. “Ahhhh! Kafamda ÅŸimÅŸekler çaktı” dedi Jobs. “AÄŸlayarak eve koÅŸtuÄŸumu hatırlıyorum. Annemle babam dediler ki, ‘Hayır, anlamalısın.’ Çok ciddiydiler, gözlerimin içine bakıyorlardı. ‘Seni özellikle seçtik’ dediler. İkisi de bunu söylediler ve yavaşça tekrarladılar. Her kelimenin üstüne basa basa söylediler.”
Terk edilmek. Seçilmek. Özel olmak. Bu kavramlar Jobs’ın benliÄŸinin, kendine bakışının parçası haline geldiler. En yakın arkadaÅŸları, doÄŸduktan sonra terk edilmenin onda yara izleri bıraktığını düşünüyorlar. “Bence yaptığı her ÅŸeyde mutlak kontrol sahibi olma arzusu kiÅŸiliÄŸinden ve doÄŸduktan sonra terk edilmiÅŸ olmasından kaynaklanıyor” diyor uzun süreli iÅŸ arkadaşı Del Yocam. (…) Jobs sonradan, tam da biyolojik babasının kendisini terk ettiÄŸi yaÅŸtayken (23), kendisi de bir çocuk yapıp terk edecekti. (Kızın velayetini sonradan üstlendi.) O çocuÄŸun annesi Chrisann Brennan, evlatlık verilmenin Jobs’ın “içini kırık cam parçalarıyla doldurduÄŸunu” ve bazı davranışlarının anlaşılmasını kolaylaÅŸtırdığını söylüyor.
1980’lerin baÅŸlarında Apple’da Jobs’la yoÄŸun bir ÅŸekilde birlikte çalışan Andy Hertzfeld, hem Brennan’la hem de Jobs’la yakınlığını koruyan az sayıda kiÅŸiden biri. “Steve’le ilgili asıl mesele, neden bazen kendini tutamayıp da bazı insanlara içgüdüsel olarak, son derece zalimce ve zarar verici davranabildiÄŸi” diyor. “Bunun sebebi doÄŸduktan sonra terk edilmesi. Altta yatan asıl mesele, Steve’in hayatındaki terk edilmiÅŸlik olgusu.” (Kitaptan)
Telefon olarak kullanılabilen bir iPod
2005’te iPod artık peynir ekmek gibi satıyordu. O yıl tam yirmi milyon adet satıldı, bir önceki yıla göre dört kat fazla. Ürün ÅŸirket için giderek daha önemli hale geliyordu; o yılki cironun %45’ini saÄŸlamıştı ve ayrıca ÅŸirketin karizmatik imajını destekleyerek Mac satışlarını arttırıyordu.
Ve Jobs bu yüzden kaygılıydı. “Bizi neyin mahvedebileceÄŸini düşünüp duruyordu sürekli” diye anımsıyordu yönetim kurulu üyesi Art Levinson. Jobs’ın vardığı sonuç ÅŸuydu: “EkmeÄŸimize kan doÄŸrayabilecek cihaz cep telefonudur.” Yönetim kuruluna açıkladığı gibi, cep telefonlarının artık kameralı olması dijital kamera piyasasına ağır bir darbe vurmuÅŸtu. Telefon üreticileri cep telefonlarına müzikçalar eklemeye baÅŸlarlarsa, aynı ÅŸey iPod’un da başına gelebilirdi. “Herkes telefon taşıyor; dolayısıyla iPod gereksiz hale gelebilir.”
Hiçbir telefonu beğenmedi
İlk stratejisi –Bill Gates’in karşısında itiraf ettiÄŸi– DNA’sında olmayan bir ÅŸeyi yapmaktı: baÅŸka bir ÅŸirketle ortaklık. Motorola’nın yeni CEO’su Ed Zander arkadaşıydı. Onunla Motorola’nın dijital kameralı popüler cep telefonu RAZR’nin iPod’lu bir versiyonunu üretmek üstüne konuÅŸmaya baÅŸladı. Böylece ROKR doÄŸdu.
ROKR sonunda ne iPod’un cezbedici minimalizmine ne de RAZR’nin konforlu inceliÄŸine sahip oldu. Çirkindi, ÅŸarkı yüklenmesi güçtü ve yüz ÅŸarkılık limiti vardı; bir uzlaÅŸmanın ürünü olduÄŸu her halinden belliydi ki, Jobs öyle çalışmayı sevmezdi. Donanım, yazılım ve içerik bir deÄŸil üç ÅŸirket –Motorola, Apple ve GSM operatörü Cingular– tarafından kontrol ediliyordu. “Buna GeleceÄŸin Telefonu mu Diyorsunuz?” ÅŸeklinde horgören bir baÅŸlık atmıştı Wired, Kasım 2005 sayısında.
Tek başına yola devam
Jobs küplere bindi. iPod ürün deÄŸerlendirme toplantılarından birinde, “Motorola gibi geri zekâlı ÅŸirketlerle uÄŸraÅŸmaktan bıktım” dedi Tony Fadell’la diÄŸer yöneticilere. “Åžu iÅŸi tek başımıza yapalım.” Piyasadaki cep telefonlarında bir tuhaflık fark etmiÅŸti: Hepsi de berbattı; tıpkı eski taşınabilir müzikçalarlar gibiydiler. “OturmuÅŸ telefonlarımızdan ne kadar nefret ettiÄŸimizi konuÅŸuyorduk” diye anımsıyordu. “Çok karmaşıktılar. Kimsenin çözemediÄŸi özellikleri vardı; örneÄŸin adres defteri. Fazla karmaşıktılar.”
Avukat George Riley toplantılarda yasal meselelerden bahsederken Jobs’ın sıkıldığını, Riley’nin cep telefonunu kaptığını ve cihazın ne kadar ‘salak’ olduÄŸundan bahsetmeye baÅŸladığını anımsıyordu. Dolayısıyla Jobs’la ekibi bizzat kullanmak isteyecekleri bir telefon üretme fikrinden heyecan duydular. “En iyi motivasyon kaynağı budur” dedi Jobs sonradan.
Fikir babası iPad
BaÅŸta iPod’u modifiye etmeyi denediler. Dokunmatik tekeri telefon seçeneklerinde gezinmekte ve numara girmekte kullanmaya çalıştılar. Sonuç iyi olmadı. “Teker epey sorun çıkarıyordu; özellikle de numara girmekte” diye anımsıyordu Fadell.
(… ) O sıralar Apple’da ikinci bir proje yürütülüyordu: Bu gizli projenin hedefiyse, bir tablet bilgisayar üretmekti. 2005’te iki ekibin yolları kesiÅŸti ve tablet için bulunan fikirler, telefonun planlanmasında kullanıldı. Bir baÅŸka deyiÅŸle iPad fikri aslında iPhone’dan önce doÄŸdu ve iPhone’un biçimlenmesinde pay sahibi oldu. (Kitaptan)
Peki Tanrı bu çocuklara ne olacağını biliyor mu?
Jobs’ın ebeveyni sofu olmasalar da onun dindar olarak yetiÅŸmesini istiyorlardı ve bu yüzden genellikle kiliseye götürüyorlardı. Aile ‘Life’ okuyordu ve derginin Temmuz 1968 sayısında Biafra’da açlık çeken iki çocuÄŸun afallatıcı fotoÄŸrafı yayımlandı. Jobs fotoÄŸrafı pazar okuluna götürüp kilise papazının karşısına dikildi. “Parmağımı kaldırsam, Tanrı hangisini kaldıracağımı benden önce bilir mi?” Papaz “Evet, Tanrı her ÅŸeyi bilir,” diye yanıtladı. Bunun üzerine Jobs Life’ın kapağını çıkardı ve “Peki Tanrı bunu, bu çocuklara ne olacağını biliyor mu?” diye sordu. (Kitaptan)



Tutmayın beni... Yorum yazcam.