Hesabı boşaltılana bilgisayar şoku!
Herkesin başına gelebilir. Bu yüzden internette dikkatli olunması gerekiyor. Hesabınız hacklendi ve kusur bilgisayarınızda ise zararı tazmin etmek neredeyse imkânsız. İşte yapılması gerekenler:
Diyelim ki; önlem almadınız ve gizli bilgilerinize ulaşılarak örneğin banka hesabınız boşaltıldı. Bu durumda öncelikle bilgisayarınızdaki delillerin yok olmasını önlemek için bilgisayarınızı açıksa açık, kapalıysa kapalı konumda tutun. Devamla bilgisayarın uzman eller yardımıyla birebir kopyasının alınması gerekir. Böylece hem bankaya yapacağınız başvuru için ve hem ceza ve tazminat davaları için önemli elektronik delilleri büyük ölçüde elde etmiş olacaksınız.
Unutmayalım ki; hesap hareketlerinin hangi IP adresinden yönlendirildiğini tespit etmek son derece önemlidir. Eğer ki; kusur sizin bilgisayarınızdan kaynaklanıyor ise zararınızı tazmin etmeniz neredeyse imkânsız. Çünkü hackerlerin size ait hesaptan aktardıkları paralar sahte kimliklerle açılan hesaplara yönlendiriliyor. Böylece gerçek anlamda bir muhatap bulmanız imkânsızlaşıyor. Yine kusursuz olduğunuzu ispatlamanız da hukuken mümkün olmuyor.
Elektronik bankacılık iÅŸlemleriyle ilgili olarak bankanın size imzalatmış olduÄŸu sözleÅŸmede banka lehine sorumsuzluk kaydı var ise bu kayıt hukuken geçersizdir. Böyle bir kayıt hem Medeni Kanun’un 2. maddesine ve hem de Borçlar Kanunu’nun 99. maddesine aykırılık teÅŸkil etmektedir. Çünkü bankanın kendi sistem ve aÄŸlarının güvenlik ortamını saÄŸlama yükümlülüğü süreklilik arz etmektedir. Bugün için uluslararası standartlara uygun güvenlik önlemini almış bankaların sistemlerine girilmesinin çok da mümkün olmadığını belirtmekte fayda var.
Kısacası hukuk kurallarımız bankanın kendi bilgisayarının güvenliğinden, bizlerin de kendi bilgisayarımızın güvenliğinden sorumlu olduğumuz hususunu esas almaktadır. Herkes kendi kusuruyla sebep olduğu zarara katlanmak durumundadır. Ancak bankanın güvenlik açığını müşteriye bildirip bildirmeme yükümlülüğü hukukumuzda açık ve net olarak düzenlenmiş değildir.
Son olarak bir öneride bulunalım:
2004 yılında yayımlanan 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu; ıslak imza ile aynı hüküm ve sonuçları doğuran güvenli elektronik imza devrini başlatmıştır. 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa göre; kişinin kimliğini kanıtlamak ve o kişinin yaptığı işlemi yasal olarak bağlayıcı kılmak elektronik imzanın temel işlevidir. Bankalar, yüzde yüz güvenli olan elektronik imza seçeneğini şimdilik müşterinin tercihine bırakmakta ve işlemlerde şifre, parola, güvenlik resmi, sık şifre değiştirme, tek kullanımlık şifre, sanal klavye, cep telefonu kanalıyla onay sistemi gibi başkaca yöntemler kullanmaktadır. Kanunun belki de en önemli eksikliği bankalara elektronik imza ile işlem yapma zorunluluğu getirmemesidir.
Elektronik imza, ispat hukuku açısından da senet hükmünde olduğu için dolandırıcılık eylemlerini bertaraf edebilecek en pratik ve en güvenli yoldur. Elektronik imza ile işlem yapmanıza rağmen oluşabilecek kayıplarda asıl sorumlunun ya da asıl hukuki muhatabın banka olacağını unutmayın.



Tutmayın beni... Yorum yazcam.