Sosyal medyanın azı karar çoğu zarar!
’Online olmak için aşırı çaba harcayanlara bağımlı demek zorundayız’
Balıklı Rum Hastanesi Anatolia Bağımlılık Tedavisi KliniÄŸi Åžefi Doç. Dr. Ayhan Kalyoncu, ‘online olmak için aşırı çaba harcayan ve internet baÄŸlantısı olmayınca sıkıntı yaÅŸayan, iÅŸini, gücünü, ailesini ve hata yeme içmesini bile ihmal edecek düzeyde sosyal medya kullanan insanların bağımlı kabul edilebileceklerini’ belirterek, bu bağımlılığın da diÄŸerleri gibi tedavi edilmesi gerektiÄŸini kaydetti.
Doç. Dr. Kalyoncu, yaptığı açıklamada, sosyal medya üzerinden kurulan kolay iletişim nedeniyle insanların yüz yüze görüşmelerinin azaldığını söylemenin doğru olmayacağını kaydetti.
Kişi interneti bağımlılık derecesinden kullanmıyorsa, sosyal medya sayesinde birçok eski arkadaşına ulaşabildiği gibi yeni dostluklarda kurarak sosyal ilişkilerini geliştirebildiğini belirten Kalyoncu, hatta sosyal medya sayesinde iletişim kuran çekingen insanların, sosyal ilişkiler esnasında yaşadıkları kendilerinden emin olmama ve rahatsızlık hissini daha az yaşayabileceklerini ifade etti.
Bazı kişilerin sosyal medya kullanımı ile diğer yollarla elde edemeyeceği duygular ve tatmin olma hissine ulaşabileceğine dikkati çeken Kalyoncu, şunları kaydetti:
‘KiÅŸinin halledilemeyen bazı problemleri unutmasını ve bu konuda iyi hissetmesini saÄŸlayabilir. Neticede insanlarla daha önce kuramadığı düzeyde sosyal iletiÅŸimi internet yolu ile saÄŸlayan kiÅŸi, yapay, geçici bir güven hissi, sakinlik, kendine deÄŸer verme, baÅŸarı, güç ve kontrol edebilme duyguları geliÅŸtirir. Bu yararlar ne kadar anlık ve sanal dünyada olsa da kiÅŸi için fayda saÄŸlar. Böylece sanal dünyada edindikleri bu zevkten dolayı, kiÅŸiler gerçek yaÅŸamda da daha istekli davranmaya baÅŸlar. Ancak internet ortamında saÄŸlanan heyecan, iyilik hissi ve neÅŸe, kullanıcılardaki bağımlılık örüntüsünü destekler. Giderek geliÅŸen bu durum sonucunda kullanıcılarda oluÅŸan bağımlılık nedeniyle çevrim dışı olduklarında mutsuz ve sıkıntılı olurlar. Sonuç olarak internet kullanımı içinde azı yarar, çoÄŸu zarar yaklaşımının geçerli olduÄŸunu söyleyebiliriz.’
-SOSYAL MEDYANIN RİSKLERİ-
Sosyal medya üzerinden kurulan ilişkilerin yüz yüze görüşmelerle sağlanan ilişkilerden farklı olabileceğinin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Kalyoncu, çoğu zaman sosyal medya veya diğer yollarla internet üzerinden kurulan ilişkilerde daha önceden tanışılmayan kişilerin kendilerini olduklarından farklı gösterebileceklerine dikkat çekti.
Kalyoncu ‘Yazışarak kurulan iletiÅŸimlerde kiÅŸiler, yüz yüze kurulan iletiÅŸimde olduÄŸu gibi gerçek duygularını hemen belli etmez ve hatta çok daha fazla düşünerek karşı tarafı etkileyecek ÅŸekilde davranırlar. Bu da iletiÅŸim kurduÄŸunuz kiÅŸinin gerçeÄŸini anlayamamak gibi önemli bir sorun doÄŸurabilir’ dedi.
Sosyal medyanın yanlış kullanımının her yaş gurubu için risk teşkil ettiğini belirten Kalyoncu, şunları söyledi:
‘Özellikle geliÅŸme dönemindeki çocukların aşırı internet kullanımı sosyal iliÅŸkilerde yetersizliÄŸe sebep olabileceÄŸi gibi gereksiz bir hayal dünyasına hapis olmaları nedeniyle yaÅŸam performanslarını düşürebilir. Aile bireylerinin yoÄŸun sosyal medya kullanımları bazen aile içi iletiÅŸim düzeyini de düşürmektedir. Hatta bazen olduklarından farklı kimliklere girerek sosyal medyada tanışıp birbirleri ile flört eden eÅŸler bile mevcuttur. Tabii ki bu durum ilgi çekicidir. Daha önce niçin birbirleri ile bu düzeyde iliÅŸki kurmadıklarını sorgulamaları gerekir. Ancak bu durum çoÄŸu zaman bu bakış açısı yerine niçin bir baÅŸka insan arayışına geçildi diye deÄŸerlendirilip ÅŸiddet dahil sert tepkiler ÅŸeklinde sonuçlara neden olabiliyor.’
-İNTERNET BAŞINDA 20 SAAT
Sosyal medya kullanımının çok aşırı boyutlara varması halinde internet bağımlılığından bahsedilebileceğini belirten Kalyoncu, bağımlı kişilerin tek oturumda 20 saate kadar çıkabileceklerini, ortalama haftada 40 ile 80 saat arasında internet kullanabileceklerini kaydetti.
Bu kişilerin aşırı kullanımı sürdürürken gece geç saatte internete bağlanmalarından dolayı uyku düzenlerinin bozulduğunu belirten Kalyoncu, bazı kullanıcıların daha fazla uyanık kalabilmek için aşırı kahve içimi ve hatta kafein hapları kullandıklarını ifade etti.
Uyku bozulmalarının akademik ve mesleki çalışmaları zayıflatabileceği, bağışıklık sistemini çökertebileceğini belirten Kalyoncu, şunları kaydetti:
‘Sosyal medyayı kullanan bazı kiÅŸiler için bağımlılıktan bahsedebiliriz. Özellikle online olmak için aşırı çaba harcayan ve internet baÄŸlantısı olmayınca sıkıntı yaÅŸayan, iÅŸini, gücünü, ailesini ve hata yeme içmesini bile ihmal edecek düzeyde sanal medya kullanan ve bu durumdan dolayı giderek fazla sorun yaÅŸayan insanlar için artık bağımlı demek zorundayız. Bu durumda oluÅŸan bağımlılık da diÄŸer tüm bağımlılık türleri gibi tedavi edilmeyi gerektirir. EÄŸer internet kullanımı çok ileri düzeylere varmışsa örneÄŸin kiÅŸi artık eve bile çıkmayarak neredeyse tüm gününü bilgisayar başında geçiriyorsa, yemek yemesi, içmesi bile bilgisayar masasında oluyorsa, iÅŸini veya okulunu ihmal ediyorsa burum klinikte yatarak tedavi gerektirir hale gelmiÅŸ demektir. Bağımlılık düzeyi daha düşük ise ayaktan takibe alarak ilaç ve psikolojik tedaviler uyguluyoruz.’
KULLANICI YAKINLARININ ŞİKAYETİ
Sosyal medya kullanımından kaynaklanan sorunlarla son birkaç yılda çok sayıda hastanın başvurduğunu belirten Kalyoncu, başvuruların kişilerin kendisinden çok yakınları tarafından yapıldığını ve özellikle evlilik sorunlarından oluştuğunu söyledi.
Sosyal medyanın doğru ve yerinde kullanılması halinde bazı insanların diğer yollarla elde edemeyeceği kadar geniş bir sosyal ilişkiler ağına sahip olabildiğine dikkat çeken Kalyoncu, bu durumun kişinin halledilemeyen bazı problemleri unutmasını ve kendisini daha iyi hissetmesini sağlayabileceğini kaydetti.
Doç. Dr. Kalyoncu, bu kişilerin sanal dünyada edindikleri rahat ve güçlü olma duygusunun onları gerçek yaşamda da daha istekli davranmaya yöneltebileceğini belirterek, özellikle sağırlık, yürüyememe gibi fiziksel problemleri nedeniyle sosyal iletişim kurma şansı düşük insanlar için sosyal medyanın gerçekten çok büyük bir şans olduğunu söyledi.



Tutmayın beni... Yorum yazcam.