<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?> 
  <rss version='2.0' xmlns:content='http://purl.org/rss/1.0/modules/content/' xmlns:wfw='http://wellformedweb.org/CommentAPI/' xmlns:dc='http://purl.org/dc/elements/1.1/' xmlns:atom='http://www.w3.org/2005/Atom'>
    <channel>
      <title>Pc Rehberi - Bilgisayar - Donanim - Yazilim- Yardım - Makale Sitesi. Yeni Makaleler</title>
      <link>http://www.pcrehberi.org/</link>
      <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
      <atom:link href='http://www.pcrehberi.org/rss/rss_a.php' rel='self' type='application/rss+xml' />
      <generator>Self-created application</generator>
      <description>Bilgisayar - Donanim - Yazilim- Yardım - Makale Sitesi. (Bilgisayara Dair Aradığınız Her Şey...)
 PcRehberi Haber
 Bilim ve Teknoloji
 Donanım
 Yazılım
 Grafik &amp; Resim
 Güvenlik
 Msn ve Mail Sistemleri
 İnternet
 İşletim Sistemleri

 Makaleler
 Access
 Ağlar
 ADSL
 BİOS
 Donanım
 Dreamweaver
 Excel ve Makrolar
 Flash
 Güvenlik-Vürisler
 FTP
 Hosting-Domain
 HTML
 İnternet
 LAN - Network
 Lunix
 Nero Express
 Norton Ghost
 PhotoShop
 Power Point
 Windows
 WORD
 Yazılım</description>
      <copyright>wWw.X-iWeb.Ru</copyright>
      <language>ru-ru</language>
      <item>
        <title>Kablosuz ağ güvenliği nasıl sağlanır</title>
        <link>http://www.pcrehberi.org/readarticle.php?article_id=280</link>
        <guid>http://www.pcrehberi.org/readarticle.php?article_id=280</guid>
        <description><![CDATA[Güvenlik uzmanlarının söylediği gibi mükemmel koruma yoktur. İyi bir güvenlik planı neyin korunacağının önemi ne göre değişir, korumanın uygulanma biçimi ve potansiyel riskler iyi belirlenmelidir. Başka bir değişle, tüm defansif tedbirler bilinmeli ve daha ihtiyatlı ve mali olarak mantıklı bir şekilde planlanmalıdır.

Örneğin, kablosuz ağınız şehrin kalabalık bir yerinde ve tehlikeye açık olabilir. Yakınlara parkedilen kimin olduğu bilinmeyen araçlara dahi dikkat etmek gerekir. Neden bu kadar şüpheci olmalıyız? Bazılarımız &amp;#8220;biz sadece webte geziniyoruz önemli hiçbir işlem yapmıyoruz ne olabilirki?&amp;#8221; diyebilir. Bu soruya birkaç farklı cevap verebiliriz.

1) Ağınız bilinmiyen kişilerin eğlemlerine maruz kalabilir.

Birisi kablosuz olarak sizin ağınıza bağlanabilir bu bağlantı sizin ağınızdaki switch inize bağlı olmanızla aynı şeydir. Ağdaki kullanıcıların yapabilecekleri herşeyi yapabilecektir. Bilgisayarlardaki dosyaları dizinleri kopyalayabilir, daha kötüsü logger programları trojan lar zombie client lar gibi zararlı programları kurabilirler.

2) Tüm ağ trafiğiniz kaydedilip incelenebilir.

Doğru araçlarla, girdiğiniz web siteleri belirlenir şifreleriniz ele geçirilebilir.

3) Internet bağlantınız illegal işler için kullanılabilir.

Kablosuz ağınızı dışarıdan kullananlar, çocuk pornosu yayını, servis reddi atakları, spam yaymak gibi bazı kanunsuz işler için ağınızı kullanılabilirler. Sonuçları ise sizi bağlar.

Saldırganların becerilerine göre yapabileceklerine bir bakalım;
Acemi bir kullanıcı :

Elinde kablosuz ağlara açık bir dizüstü bilgisayarı olan herkes bir şey bilmesede kapsama alanındayken ağınızı kullanabilecektir. Çünkü kablosuz ağ ekipmanların başlangıç ayarları müsait access point lere bir ayar gerektirmeden bağlanabilecek şekilde ayarlanmıştır.

Aşağıdaki tedbir rastgele ağınıza birisinin girmesini engeller. Ancak bu konuda bilgili kişileri engellemeyecektir.

Tedbir 1: Başlangıç ayarlarını değiştirmek

Access point in başlangıç kullanıcı adı ve administrator pasword unu değiştirin. Başlangıç SSID değerini değiştirin. Çünkü genel olarak SSID lar üreticiler tarafından Access Point in ya da Kablosuz ADSL Router in modeli gibi bir değerdir. Örneğin USRobotics 9106 Kablosuz ADSL router in başlangıç SSID ının USR9106 olması gibi. Bu konuda biraz tecrübesi olan birisi bunun bir US Robotics ADSL olduğunu ve admin şifresininde yine admin olduğunu bilir. SSID ı değiştirmek otomatikman bu sorunu çözer. SSID verirken şahsi bir bilgide vermeyin. Sonuçta kablosuz networkunuz bu isimde yayın yapar. Anlamı olmayan bir isim ya da bir sayı verebilirsiniz. Access point in yayın yaptığı kanalıda değiştirebilirsiniz.

Tedbir 2: Acces Point in firmware ini güncelleyin.

Access point üreticileri sürekli yazılımlarını geliştirirler. Access point inizin firmware ini güncellemek güvenlik açıklarını engelleyeceği gibi yeni geliştirilmiş güvenlik seçeneklerinide kullanmanızı sağlayabilir. Bazı yeni access pointlerde menusundeki bir seçeneğe tıklayarak firmware güncellenebilmektedir. Ayrıca access point ya da kablosuz adsl modem tercihlerinizi yaparkende bu tip ayrıntılara dikkat etmelisiniz. WPA2 yi destekleyen modemleri tercih etmelisiniz.

Tedbir 3: SSID yayınlanmasını engelleme

Birçok access point ya da kablosuz adsl modem in menusünde disable SSID broadcating (SSID yayınını engelle) seçeneği mevcuttur. Bunu seçerek SSID yayınını engelleyin. Şayet SSID yayınını yapmanız gerekiyorsa başlangıç ismini değiştirin. Modemlerin hemen hemen hepsinde başlangıç SSID değeri modemin markası ya da modelidir. Buda saldırganlara modemin başlangıç kullanıcı adı ve şifresi konusunda fikir verir. Örneğin USRobotics 9106 kablosuz adsl modemin başlangıç SSID değeri USR9106 dır buda saldırgana bu modemin başlangıç kullanıcı adının admin şifresininde admin olduğunu anlatır. Bu bilgilere tüm üreticilerin web sitelerinin destek (support) bölümlerinden elde etmek mümkündür.

Tedbir 4: Kapatmak

Kablosuz modeminizi gece kullanılmadığı saatlerde kapatın. Eğer internet bağlantısını kapatmamanız gerekiyorsa kablosuz özelliğini kapatın. Bazı modemlerde kablosuz özellikleri başlangıç olarak açıktır. Siz modemi kablosuz olarak kullanmasanız bile bu özelliği açık olabilir wireless configuration (kablosuz ayarları) bölümünden bu özelliği disable (kullanılamaz) seçin.

Tedbir 5: MAC Adres Filitreleme

Mac Adresini filitrelemek, sizin mac adresini girmediğiniz cihazların access point e bağlanmasını engeller. Modeminizin ya da access point inizin wireless (kablosuz) ayarlar bölümünde Mac adres filitrelemesi olabilir. Buraya girince aşağıdakine benzer bir ekran vardır. Her ağ kartının bir MAC adresi vardır. Kablosuz ağ kartınızın mac adresini öğrenmek için komut satırında &amp;#8220;ipconfig /all&amp;#8221; komutunu vererek fiziksel adres satırında görebilirsiniz. Ya da aygıt yöneticisine girip burdanda öğrenilebilir. Bu ekranda filitrelemeyi açıp kapatabilirsiniz. Listeye ağınızdaki kablosuz cihazların mac adreslerini ekleyip bunların dışındaki cihazların bağlantısını engelleyebilirsiniz. Ya da tam tersini yapabilirsiniz.

Tedbir 6: Yayın gücünü azaltmak

Bazı access point lerde bu özellik vardır. Apartman gibi ortamlarda bu özellik işe yarayabilir. Sinyal gücünü düşürüp başkalarının modeminize erişimini engelleyebilirsiniz.

Şimdide elinde bazı network uygulamaları bulunan saldırganlara karşı yapılabileceklere bir göz atalım;

Elinde burda anlattığımız uygulamar bulunan saldırganlara karşı yukarda anlattığımız tedbirler işe yaramaz. Bu durumda sadece şifreleme ve kimlik doğrulama tedbirleri uygulanabilir.

Tedbir 7: Şifreleme

Kablosuz ağ sahipleri güçlü bir şifreleme yapmalıdır. Kablosuz ağ donanımızın size sunduğu en yüksek şifrelemeyi seçebilirsiniz. Sırasıyla WEP, WPA, WPA2 gibi.

WEP (Wired Equivalent Privacy) Kabloluya eşdeğer gizlilik. Bazı kablosuz donanımlar (voip cihazları gibi) 802.11b protokolünü destekler. Böyle donanımları olan kablosuz ağ sahipleri eğer bu donanımların üreticileri firmware yazılımlarını WEP ten WAP a guncellememişlerse WEP şifreleme yapmak zorundadır.

WPA ( Wi-Fi Protected Access) Wi-fi korumalı erişim. Ya da WPA2 geliştirilmiş şifreleme standartları olan kablosuz güvenlik sunar. WPA2 AES destekler (Advanced Encryption Standard) Yani gelişmiş şifreleme standardı sunar. Bazı WPA etiketli ürünler de WPA - AES, WPA - TKIP, WPA - PSK, WPA Radius gibi seçenekler sunarlar.

WEP / WPA-PSK Crack yapabilenlere karşı neler yapabiliriz;

Tedbir 8: Kimlik doğrulama eklemek

802.11x protokolü wep wpa, wpa2 şifreleme sistemleri birkaç EAP (extensible Authentication Protocol- Geliştirilebilir kimlik doğrulama protokolleri) destekler. Bu konuyla ilgili ayrıntıları George Ou&amp;#8217; nun yazdigi excellent article on Authentication Protocols makalesini (http://blogs.zdnet.com/Ou/?p=67) adresinden ingilizce olarak inceleyebilirsiniz.

Uzman Cracker lar için neler yapabiliriz?

Bu noktaya kadar bazı tedbirlerden bahsettik. Fakat uzman cracker lar için bu tedbirler yeterli olmayabilir.

Bu durumda ne yapabiliriz? Bazı kablolu ve kablosuz ağlara izinsiz girişleri bulan ve engelleyen uygulamalar vardır. Fakat bunların hedefleri büyük ağları ve uygulamalarını korumak içindir ve yüksek bedelleri vardır. Aynı zamanda açık kaynak kodlarıyla yazılmış çözümlerde mevcuttur. Fakat kullanıcı dostu yazılımlar değildirler. Bu yazılımlarıda ilerde inceleyip açıklamayı düşünüyorum.

Tedbir 9: Genel ağ güvenliği

Genel ağ güvenliğini artırmak için aşağıdaki tedbirleri uygulayın.

1) Ağ kaynaklarına erişim için kimlik doğrulaması isteyin

Paylaşıma açılmış klasörleri şifreleyin, hiçbir zaman hardiskinizin tamamını paylaşıma açmayın.

2) Ağınızı parçalara ayırın

Ağınızdaki bazı kullanıcıları olmaması gereken yerlerden uzak tutabilirsiniz. Bazı nat tabanlı routerlar internet erişimine izin verirken aynı zamanda firewall ile ağın bazı bölümlerini koruyabilirler. Vlan özellikli switch ler ağ kullanıcılarını ayırabilirler. Ancak bu akıllı ve yönetibilebilir switchler biraz pahalıdır.

3) Yazılım tabanlı korumalar

En azından güncel bir antivirus yazılımı kullanın. Kişisel firewall yazılımları kullanın ZoneAlarm, BlackICE gibi. Webroot Software&amp;#8217;s Spy Sweeper ve Sunbelt Software&amp;#8217;s CounterSpy gibi antispyware gibi yazılımları kullanabilirsiniz. Bu yazılımları ağınızdaki tüm bilgisayarlara yüklemeniz gerekir.

4) Dosyalarınızı şifreleyin

Dosyalarınıza bulunması zor şifreler verebilirsiniz. Windows XP kullananlar windows Encrypted File System (EFS) yi kullanabilirler.

Sonuç

Kablosuz ağlar çok kullanışlıdır. Fakat onları iyi korumamız gerekir. Saldırganlara karşı kullanılabilecek birçok yöntem vardır. Ancak ağınızı korumak, risklerini bilmek, açıkları engellemek için sürekli bilgi sahibi olmalısınız.

Kurulumdan sonra ilk yapılması gerekenler:

İlk önce kablosuz adsl router ınızın administrator arayüzünü şifreleyin.
Modemler ilk alındığında fabrika ayaları ile gelir ve administrator arayüzünün şifreleri bellidir. Kitapçığında yazdığı gibi internetten modem üreticilerinin sitelerinin destek bölümlerinden ya da diğer kaynaklardan bu modemlerin şifreleri öğrenilebilir. Bunu modemin yönetim panelinden girerek değiştirin. Modemin şifresini unutursanız yönetim paneline erişemessiniz ve erişmek için modemi resetlemeniz gerekir.

Modeminizin SSID yayınını kaldırın. 
Birçok access point ya da kablosuz adsl modem in menusünde disable SSID broadcating (SSID yayınını engelle) seçeneği mevcuttur. Bunu seçerek SSID yayınını engelleyin. Şayet SSID yayınını yapmanız gerekiyorsa başlangıç ismini değiştirin. Modemlerin hemen hemen hepsinde başlangıç SSID değeri modemin markası ya da modelidir. Buda saldırganlara modemin başlangıç kullanıcı adı ve şifresi konusunda fikir verir. Örneğin USRobotics 9106 kablosuz adsl modemin başlangıç SSID değeri USR9106 dır buda saldırgana bu modemin başlangıç kullanıcı adının admin şifresininde admin olduğunu anlatır. Bu bilgilere tüm üreticilerin web sitelerinin destek (support) bölümlerinden elde etmek mümkündür.

WEP şifreleme; (Wired Equivalency Privacy - Kabloluya eşdeğer gizlilik), 64 bit ve 128 bit wep şifeleme vardır. Ağınızda sadece web şifrelemeyi destekleyen cihazlar (pda, dvr, gelişmiş satellite receiver lar gibi) bulunabilir bu durumda zorunlu olarak web şifreleme kullanılır. Wep şifrelemede kullanabileceğiniz şifre karakterleri 0-9 arası rakam ve A-F arası harf olabilir ve sık sık değiştirmekte yarar vardır. Çok etkili olmasada wep şifreleme şifrelemesi olmayan bir kablosuz ağdan daha güvenlidir.

WPA şifreleme; (Wifi Protected Access- Wifi korumalı erişim), WPA windows servis paketi II ile beraber desteklenen bir şifrelemedir. Piyasada güncel satılan tüm kablosuz cihazlarda şuan WPA WPA2 şifreleme sistemlerini destekliyor. Ancak WPA2 kullanmak için işletim sisteminizi bununla ilgili güncellemeniz gerekebilir. WPA şifrelemede wep şifrelemedeki gibi karekter sınırlaması yoktur. Daha güçlü bir algoritma kullanır ve kırılması güçtür. Eğer cihazlarınız buna olanak tanıyorsa bu şifrelemeyi kullanmanızı öneriyoruz.

MAC Filtreleme; (Media Access Control - Medya erişim kontrolü), Her ağ cihazı (adsl router, kablosuz erişim noktası, pcmcia ağ kartı, pci ağ kartı gibi) benzersiz bir mac adresine sahiptir. Adsl modemlerde mac filtrelemesi menusunde bu cihazların mac adreslerini ekleyerek bu cihazların modeme erişimine onay verebilirsiniz. Mac filtre listesinde olmayan bir ağ kartına sahip bilgisayarlar bu modeme erişemezler. Ağınıza erişmesine izin vereceğiniz tüm pc lerin mac adreslerini öğrenip bu listeye eklemeniz gerekir. Mac filtremenin bu konuda uzman kişiler tarafından aşılabileceğini unutmayın.

Kaynak:

Özkan SUBAŞI

]]></description>
        <pubDate>Thu, 02 Oct 2008 14:28:03 +0300</pubDate>
        <category>Ağlar - Network</category>
      </item>
      <item>
        <title>Hacker&#39;lardan Korunma Yöntemleri</title>
        <link>http://www.pcrehberi.org/readarticle.php?article_id=279</link>
        <guid>http://www.pcrehberi.org/readarticle.php?article_id=279</guid>
        <description><![CDATA[- En az sekiz karakterden oluşan şifre oluşturup, tüm sitelerde aynı şifreyi kullanmayın. Unutulmayacak, mümkün olduğunca karmaşık bir şifre hazırlayın.

- Önemli kişisel bilgileri hiçbir zaman e-posta, anlık ileti veya açılır pencere üzerinden başkalarıyla paylaşmayın.

- Herhangi bir bilgi girmeden önce web sitesinin kişisel bilgilerinizi koruduğundan ve gerçek olduğundan emin olun. Site SSL anahtarı olup olmadığına bakın.

- Güvenlik için antivirüs yazılımları kullanın.

- Yabancılardan gelen ekli dosyaları açmayın. Genellikle bu tip dosyalar .exe uzantısıyla geliyor ama son dönemde metin tabanlı virüsler de kullanılmaya başladı. Bu yüzden farklı uzantılı dosyaları açmamaya özen gösterin.

- İnternet kafe, kütüphane, havaalanları gibi toplu kullanıma açık ortamlarda, gizli güvenlik bilgilerinizi kullanmanız gereken siteleri ziyaret etmeyin. Oturum açma bilgilerinizi kaydetmeyin, ekranda bilgileriniz varken ekran başından ayrılmayın. Kullanımın bittiğinde geçmişe ait tüm bilgileri silerek veya ilgili ekranları ''güvenli mod'' üzerinden kapatın.

- Ortak kullanılan bilgisayarlara önemli bilgiler girmeyin.

- Anlık mesajlaşma programlarında tanımadığınız kişileri arkadaş listenize eklemeyin.
]]></description>
        <pubDate>Wed, 24 Sep 2008 16:00:02 +0300</pubDate>
        <category>Güvenlik-Virüsler</category>
      </item>
      <item>
        <title>20 Maddede Windows Vista Farkı!</title>
        <link>http://www.pcrehberi.org/readarticle.php?article_id=278</link>
        <guid>http://www.pcrehberi.org/readarticle.php?article_id=278</guid>
        <description><![CDATA[Yeryüzündeki pek az ürün tanıtımı Windows&amp;#8217;un yeni sürümleri kadar abartıya sahne olabilir. Her yeni sürüm, verimlilikte ulaşılabilecek son nokta ve bütün bilgisayar dertlerinin çözümüymüş gibi lanse edilir. Aslında bütün işletim sistemleri bu iki özellikten payını alırlar ama henüz ikisini de tam anlamıyla başarabilmiş bir sistem görmedik.
Windows Vista da bu gerçeği değiştirebilmiş değil. Yepyeni bir arabirimle kullanıcıları baştan çıkardığı kesin, ama eski köye yeni adetler getirmede de üstüne yok. Daha fazla performans sunuyor ama sitsem gereksinimleri hiç de azımsanacak gibi değil. Kısacası, Windows Vista en yeni ve en mükemmel işletim sistemi gibi görünüyor ama acaba Vista&amp;#8217;ya terfi etmeye değer mi? Karar vermenizi kolaylaştırmak için Windows Vista&amp;#8217;nın 10 iyi ve 10 kötü yanını sıraladık.
İyi yanları
&lt;strong&gt;1. Yenilik&lt;/strong&gt;
Windows XP&amp;#8217;nin yerini alacak sistemi geliştirmek Microsoft&amp;#8217;un beş yıldan fazla zamanını aldı. Yeni sürüm, ilk açılış ekranından itibaren kullanıcıyı büyülüyor. Yenilenen arabirim tasarımı, yeniden tasarlanan simgeler ve masaüstünde dolaşmayı kolaylaştıran bazı kullanışlılık özellikleri hemen dikkatleri çekiyor. Bunları rağmen, sistemin temel yapısı genel olarak aynı.
&lt;strong&gt;2. Güvenlik&lt;/strong&gt;
Güvenlik, her zaman Windows&amp;#8217;un önde gelen sorunlarından biri olmuştur. XP SP2&amp;#8217;nin yayınlanması sorunları biraz olsun azaltmıştı. Vista&amp;#8217;da işler çok daha sıkı tutulmuş. Microsoft&amp;#8217;un güvenli yazılım geliştirme yaklaşımı Vista&amp;#8217;da ciddi biçimde uygulanmış. Özellikle deneyimsiz kullanıcılar Vista&amp;#8217;da rahat edecek gibi görünüyor.
Vista, Kullanıcı Hesabı Denetimi (UAC) ve Windows Defender gibi güvenlik özellikleri içeriyor. UAC, sistemde bir değişiklik yapılmak istendiğinde kullanıcının iznini alıyor. Windows Defender ise bütünleşik bir anti-spyware aracı. Yeni güvenlik özellikleri işi fazla sıkı tuttuğu için deneyimli kullanıcıların da canını sıkabiliyor. Bu özellikleri elle kapatmak mümkün ama bunu sadece ne yaptığını bilenlere tavsiye ediyoruz.
&lt;strong&gt;3. Performans artışı&lt;/strong&gt;
Vista kullanıcıları belirgin bir performans artışına şahit olacaklar. Tabii bu artışın sebebi Vista&amp;#8217;yı çalıştırmak için yeni satın aldıkları donanımlar olabilir! Yine de hakkını yemeyelim, bazı yeni ve geliştirilmiş özellikler XP&amp;#8217;den daha iyi performans veriyor gibi görünüyor. Bununla birlikte, oyun performanslarında biraz düşüş tespit ettik ve bunu grafik kartı sürücülerinin hala gelişme aşamasında olmasına bağlıyoruz.
Yeni özelliklerin en etkileyicisi olan SuperFetch, kullanıcının bilgisayarı kullanma davranışlarını analiz ederek sistem kaynaklarını düzenliyor ve sizin için önemli işlere öncelik tanıyor. ReadyBoost adlı bir diğer ilginç özellikse hızlı bir USB sürücü kullanarak sistem belleğini arttırmanıza olanak sağlıyor. Vista&amp;#8217;nın geliştirilmiş Disk Birleştiricisi sabit diskinizi haftada bir otomatik olarak birleştirerek verimliliği koruyor.
&lt;strong&gt;4. Dijital medya&lt;/strong&gt;
Vista&amp;#8217;nın Home Premium ve Ultimate sürümlerinde öne çıkan özelliklerin büyük bir kısmı ev eğlencesine yönelik. Windows Media Player, Windows Movie Maker ve Windows Media Center&amp;#8217;ın son sürümleri dijital video ve ses oynatmayı, yüksek tanımlı (HD) TV&amp;#8217;yi, disk yazmayı, video düzenlemeyi ve çevrimiçi radyo dinlemeyi destekliyor. Microsoft, DVD filmleri oluşturmayı sağlayan DVD Maker ve dijital fotoğrafları yönetmeyi kolaylaştıran Windows Photo Gallery ile multimedya yeteneklerini de geliştirmiş.
Mevcut medya yeteneklerinde de bazı gelişmeler var. Örneğin Movie Maker&amp;#8217;ın son sürümü Media Center üzerinden kaydedilen içeriği düzenleme imkanı sunuyor ve kullanıcılar artık Solitaire ve FreeCell gibi Windows oyunlarını Media Center uyumlu uzaktan kumandalarla oynayabiliyor.
&lt;strong&gt;5. Daha fazla seçenek&lt;/strong&gt;
Eskiden Windows&amp;#8217;un ev ve ofis kullanımına yönelik olmak üzere yalnız iki ürün serisi vardı. Genellikle Windows 95 ve Windows Me gibi ev sürümleri bütün dikkatleri üzerine çekerken Windows for Workgroups 3.11 ve Windows 2000 gibi iş sürümlerinin satış rakamları çok düşük seyrediyordu.
Vista&amp;#8217;nın dört farklı sürümü var: En ucuz, en basit ve aslında hiç kimseye önermediğimiz sürüm olan Home Basic, düşük bütçeli kullanıcılara yönelik. Home Premium sürümü Windows Media Center ve Aero arabirimiyle ev kullanıcılarına gerçek Vista deneyimini yaşatıyor. Business, yedekleme ve ağ bağlanılabilirliği gibi iş odaklı işlevleriyle dikkat çekerken Ultimate ise mevcut bütün Vista özelliklerini bünyesinde barındırıyor.
&lt;strong&gt;6. Windows Flip&lt;/strong&gt;
Microsoft sonunda Alt +Tab kısayolunu daha verimli kullanmanın yolunu keşfetmiş. Uygulamalar arasında geçiş yapmak için bu tuşlara bastığınızda açık programların küçük resimlerini de görebiliyorsunuz. Aynı programdan birkaç tane açtıysanız ve belli bir tanesine ulaşmaya çalışıyorsanız bu özellik çok faydalı oluyor.
&lt;strong&gt;7. Görev çubuğunda küçük resimler&lt;/strong&gt;
Fare imlecini görev çubuğundaki herhangi bir öğenin üzerine getirdiğiniz zaman o pencerenin küçültülmüş bir görüntüsü açılıyor. Windows Flip benzeri bu özellik aynı anda bir sürü pencereyle çalışanların işine yarayabilir.
&lt;strong&gt;8. Windows Gezgini&lt;/strong&gt;
Bilgisayarınızda gezinmeyi sağlayan Windows Gezgini bir hayli geliştirilmiş. Bütünleşik arama alanı ve gezintiyi kolaylaştıran yeni adres çubuğuyla Windows Gezgini dosyalarınızı bulmayı ve klasörler arasında gezinmeyi oldukça kolaylaştırıyor.
&lt;strong&gt;9. Anında Arama&lt;/strong&gt;
Artık arama fonksiyonuyla cebelleşmenize gerek yok. Vista birkaç yerde Anında Arama özelliği sunuyor. Anında Arama kutularını Başlat menüsünde, Windows Gezgini pencerelerinde ve Denetim Masası&amp;#8217;nda bulabilirsiniz. Birkaç harf ya da kelime yazdığınız anda Anında Arama&amp;#8217;nın buldukları sizi şaşırtabilir.
&lt;strong&gt;10. Aile Güvenliği Ayarları&lt;/strong&gt;
Ebeveynler, artık çocuklarının erişebileceği dijital içerik üzerinde daha fazla kontrole sahip. Yeni Aile Güvenliği Ayarları herhangi bir siteye ya da oyunlar da dahil olmak üzere programlara erişimi kısıtlamayı mümkün kılıyor. Bilgisayara erişimi günün belli saatleri için kısıtlamak ve kullanım raporları oluşturmak da olası.
Kötü yanları
&lt;strong&gt;1. Farklı ama daha iyi değil&lt;/strong&gt;
Herhangi bir programı yükseltmenin en can sıkıcı yanlarından biri, zaten yapmayı bildiğiniz işlerin nasıl yapılacağını yeniden öğrenmeniz gerekmesidir. Bu durum Windows&amp;#8217;un yeni sürümlerine yükseltme yaparken de geçerliliğini koruyor. Microsoft her yeni sürümde o kadar fazla değişiklik yapıyor ki, bazen bunları yalnızca &amp;#8220;maksat değişiklik olsun&amp;#8221; mantığıyla yaptığını düşünüyoruz. Başlat düğmesinin şeklinin değişmesi gibi düzeltmelerden şikayetçi değiliz, ama ünlü Ctrl + Alt + Del kombinasyonuyla açılan Görev Yöneticisi&amp;#8217;nin artık Ctrl + Shift + Esc ile açıldığını öğrenmek için 10 dakikamızı harcamaya ne demeli? Kısacası, bazı değişiklikler günlük işlerimizi aksatacak nitelikte.
İtiraf etmeliyiz ki bazı değişiklikler bir kez öğrenildikten sonra Windows&amp;#8217;u daha verimli kullanmayı sağlayabiliyor, ama hepsini öğrenmek için çok fazla vakit harcamak gerekiyor.
&lt;strong&gt;2. Basic&amp;#8217;ten uzak durun&lt;/strong&gt;
Microsoft, her kesime hitap edebilme amacıyla Vista&amp;#8217;nın birkaç farklı sürümünü üretti. En basit sürüm olan Home Basic bizce hiç kimse için ideal değil. Aynen Windows XP Starter Edition gibi, Home Basic&amp;#8217;te de bütün çekirdek bileşenlerde kısıtlamalara gidilmiş. Bize göre Windows XP ve hatta Windows ME bile Vista Home Basic&amp;#8217;ten daha iyidir. Ne yazık ki bazı PC üreticileri ucuz bilgisayar modelleri için düşük maliyetli bir çözüm olduğundan yeni sistemlere Home Basic&amp;#8217;i yükleyecekler, tüketiciler de en yeni ve gelişmiş Windows sürümüne sahip olduğunu sanarak bu PC&amp;#8217;leri satın alacak. Yeni PC&amp;#8217;lerle gelen Vista sürümüne dikkat etmenizi öneriyoruz.
&lt;strong&gt;3. Sistem gereksinimleri&lt;/strong&gt;
Windows Vista&amp;#8217;yı çalıştırmak için gereken minimum özelikler şöyle: 800 MHz işlemci, 512 MB bellek, 800x600 çözünürlüğü destekleyen grafik kartı ve CD-ROM sürücü.
Biz size Home Premium, Business ve Ultimate sürümlerinin gerçek gereksinimlerini söyleyelim: 1 GHz işlemci, en az 1 GB bellek, 15 GB boş olmak üzere 40 GB sabit disk, DirectX 9 destekli ve 128 MB bellekli grafik kartı, DVD-ROM sürücü ve geniş bant internet erişimi.
&lt;strong&gt;4. Kısıtlı yükseltme seçenekleri&lt;/strong&gt;
Eski bir Windows sürümünüz varsa Vista&amp;#8217;nın yükseltme sürümlerine daha ucuz bir fiyata sahip olabilirsiniz. Yükseltmenin kötü yanıysa Microsoft&amp;#8217;un bazı durumlarda verileri koruyarak yükseltme yapmayı mümkün kılmamış olması. Örneğin Windows XP Professional&amp;#8217;dan Vista Home Premium&amp;#8217;a doğrudan yükseltme yapılamıyor, bunun için eski sürümü sabit diskten silip Vista kurulumuna sıfırdan başlamak gerekiyor.
Bu da yetmezmiş gibi, yükseltme işlemi sırasınca çeşitli sorunlar çıkabiliyor. Bazı kullanıcılar uyumluluk hataları nedeniyle yükseltmeyi bir türlü gerçekleştiremediğinden yakınıyor. Microsoft, yükseltmenin mümkün olup olmadığını önceden test etmek için Yükseltme Danışmanı adlı bedava bir araç sunuyor ama testler bu aracın da uyumsuz BIOS gibi bazı bileşenleri algılayamadığını gösteriyor.
&lt;strong&gt;5. Yeni Windows maliyeti&lt;/strong&gt;
Sistem gereksinimlerini karşılayacak PC&amp;#8217;ye sahip olmakla iş bitmiyor, bir de Windows&amp;#8217;un kendi maliyeti var. 200 USD civarındaki fiyatıyla en ucuz Vista sürümü olan Home Basic, XP&amp;#8217;den daha az özellik vaat ediyor. 
250 ve 315 dolara satılan Vista Home Premium ve Vista Business sürümleriyse daha yüksek fiyata daha fazla Vista deneyimi sunuyor, ama Vista&amp;#8217;nın bütün özelliklerine sahip olmak isteyenler 435 USD karşılığında Ultimate sürümünü satın almak zorunda. (Not: Fiyatlar ortalamadır ve KDV eklenmemiştir.)
Aslında yalnızca yeni bir bilgisayarla satılması gereken OEM sürümlerse yukarıdaki fiyatların neredeyse yarısına temin edilebiliyor. Ayrıca eski Windows sahipleri için yükseltme (upgrade) sürümlerinin fiyatı daha uygun. Siz hangi sürümü satın alırsanız alın, Microsoft ceplerinizi bir kez daha boşaltmak için Windows &amp;#8220;Vienna&amp;#8221;yı geliştirmeye başladı bile.
&lt;strong&gt;6. Yedekleme&lt;/strong&gt;
Windows&amp;#8217;un yedekleme yetenekleri her zaman yetersiz olmuştu. Vista&amp;#8217;da da değişen bir şey yok. Microsoft, yeni yedekleme aracının çok yetenekli olduğunu iddia ediyor ama aracın tüm özelliklerini sadece Business ve Ultimate kullanıcıları kullanabiliyor. Home Basic kullanıcıları otomatik yedekleme yapamıyor, Home Premium sahipleriyle sürücü imajı alma özelliğini kullanamıyor. Dahası, yedekleme aracı, yedeklemek istediğiniz klasör ve dosyaları sizin seçmenize bile izin vermiyor.
&lt;strong&gt;7. Internet Explorer 7&lt;/strong&gt;
Internet Explorer&amp;#8217;ın kötü bir yazılım olmadığını kabul ediyoruz ama mükemmel olduğu da söylenemez. Kimlik avı filtresi ve Firefox&amp;#8217;tan &amp;#8220;esinlenilen&amp;#8221; yeni arabirimi kullanmak isteyenler IE7&amp;#8217;yi XP&amp;#8217;de de kullanabilir. Bazılarına göreyse &amp;#8220;Firefox&amp;#8217;la hayat daha güzel&amp;#8221;.
&lt;strong&gt;8. Windows Kenar Çubuğu&lt;/strong&gt;
Geniş ekran ve yüksek çözünürlüklü monitörler için optimize edilen Vista&amp;#8217;nın bir diğer yeniliği de ekranın sağ kenarını kaplayan Kenar Çubuğu. Kullanıcılar, Kenar Çubuğu&amp;#8217;na eklenen &amp;#8220;araç&amp;#8221;larla masaüstünü kişiselleştirebiliyor. Fikir güzel, ama masaüstüne dönmek için Win + D tuşlarına bastığımızda Kenar Çubuğu ortadan kayboluyorsa ne anlamı kaldı? Kenar Çubuğu, çoğu kişi için gereksiz bellek tüketmekten öteye gidemeyecek gibi.
&lt;strong&gt;9. Ses tanıma&lt;/strong&gt;
Vista&amp;#8217;nın İngilizce sürümlerinde başarılı sayılabilecek bir ses tanıma sistemi var, ama Türkçe sürümlere ses tanıma özelliği dahil edilmemiş. Türkçe bir ses tanıma sistemi geliştirmenin apayrı bir iş olduğunu biliyoruz, ama acaba İngilizce sistem Türkçe yardım belgeleriyle birleştirilerek opsiyonel bir eklenti halinde sunulamaz mıydı? Ses tanıma sistemi belki verimliliğinizi arttıracak kadar üstün bir şey değil, ama engelli kişilerin kendi başlarına Windows&amp;#8217;u kullanabilmelerini sağlıyor.
&lt;strong&gt;10. Microsoft&lt;/strong&gt;
Hoşunuza gitsin ya da gitmesin, Windows&amp;#8217;u hala Microsoft geliştiriyor. Küçük hataları ve zayıflıkları olmasına rağmen Windows Vista yüksek kaliteli bir ürün. Bu da demek oluyor ki, Windows kullanıcıları büyük ihtimalle alışkanlıklarından vazgeçmeyerek Microsoft&amp;#8217;un işletim sistemini kullanmaya, dolayısıyla Microsoft&amp;#8217;un tekelci sayılabilecek uygulamalarını kabullenmeye devam edecekler.
]]></description>
        <pubDate>Wed, 24 Sep 2008 14:39:35 +0300</pubDate>
        <category>Windows Vista</category>
      </item>
      <item>
        <title>.tr DNS Sunucusu</title>
        <link>http://www.pcrehberi.org/readarticle.php?article_id=277</link>
        <guid>http://www.pcrehberi.org/readarticle.php?article_id=277</guid>
        <description><![CDATA[Türkiye&quot;ye ait isim çözümlemelerinin yapıldığı .tr DNS sunucularından birisi merkezimizde 2004 Ağustos ayından itibaren hizmet vermeye başlamıştır.

Internet alan adları (domain names), uluslararası platformda gTLD (generic Top Level Domain) olarak adlandırılan .com, .org, .net, .edu, .biz, .info şeklindeki alan adları ile ccTLD (Country Code Top Level Domain) olarak adlandırılan ve ISO-3166 standardında yaklaşık 200 ülke kodundan (.uk, .us, .de, .tr, vb.) oluşan adlandırma sistemine tabidir. &quot;.tr&quot; üst düzey alan adı ve onun altında yer alan ikinci seviye alan adlarının yönetimi ve koordinasyonu Internic&quot;e ilk olarak kayıt edildiği 1990 yılından ]]></description>
        <pubDate>Tue, 23 Sep 2008 00:30:53 +0300</pubDate>
        <category>Hosting-Domain</category>
      </item>
      <item>
        <title>Kök DNS Sunucusu (i.root-servers.net)</title>
        <link>http://www.pcrehberi.org/readarticle.php?article_id=276</link>
        <guid>http://www.pcrehberi.org/readarticle.php?article_id=276</guid>
        <description><![CDATA[Bütün dünyaya hizmet veren 13 kök DNS sunucusundan biri olan i.root-servers.net sunucuları, 2004 Eylül ayından itibaren merkezimizde hizmet vermeye başlamıştır.

Internet üzerindeki isim çözümlemesinin doğru, güvenli ve devamlı olması için kök sunucular gereklidir. Kök sunuculardan biri olan i.root-servers.net&quot;e ait, http://www.root-servers.org adresinden de görülebilen Ankara&quot;da bulunan sunucusu merkezimizde bulunmaktadır. ]]></description>
        <pubDate>Tue, 23 Sep 2008 00:29:49 +0300</pubDate>
        <category>Hosting-Domain</category>
      </item>
      <item>
        <title>Arama Motorlarına Kayıt veya Başvuru</title>
        <link>http://www.pcrehberi.org/readarticle.php?article_id=275</link>
        <guid>http://www.pcrehberi.org/readarticle.php?article_id=275</guid>
        <description><![CDATA[Arama Motorlarına Kayıt veya Başvuru Web sitenizi Arama Motorlarına Kayıt işlemi gerçekleştirmeden dikkat etmeniz gereken iki önemli konu :
1. Web sitenizde kırık link (ölü link veya dead link) bulunmasın (resimler de dahil). Olmayan bir link sayfalarınızın bir kısmının örümcekler tarafından dikkate alınmaması / gezilmemesine sebep olabilir. Arama Motoru örümcekleri (Spider - Crawler) kırık link gördüğünde sitenizi gezmeden terk edebileceği için sitenizde doğru çalışan linkler de bulamayabilir.

2. Web sitenizi online veya offline olarak HTML kodlarını kontrol ettiriniz. Bunu http://validator.w3.org/ sitesinden online olarak yapabilirsiniz. Eğer online değil de offline yapmak isterseniz iyi bir geçerlilik kontrolü yapan (HTML validator) HTML Editörü kullanmanızı tavsiye ederiz. İyi bir örnek HTML-KIT, ücretsiz olarak edinebileceğiniz ACE HTML veya satın alma imkanınız varsa Macromedia Dreamweaver programları bunları offline olarak yapabilir. HTML Kodunuzun geçerliliğini gözden geçirip kırık link (dead link, ölü link) olmamasını sağladıktan sonra web sitenizi Arama Motorlarına Kayıt işlemine geçebilirsiniz.
Bunun için önünüzde 3 yol var :

1. Web Sitenizi otomatik kaydeden değişik programlar var indirebileceğiniz. Web sitenizle ilgili detayı bir defa yazarak bir çok sitede otomatik kaydedebileceğiniz için bu programlar size zaman kazandırır. Bu yintemle bir takım büyük ve çok sayıda küçük Arama Motorunda siteniz kaydedilmiş olur. Ama bu programların bir de olumsuz yönü var ki bu da büyük Arama Motorlarında etkisini gösterir. Bazı Arama Motorları otomatik kaydı sevmezler. Hatta yaygın bir kanı da bazı Arama Motorlarının otomatik olarak kaydedilmiş siteleri cezalandırdığı yönünde. Altavista Arama Motoruna otomatik kaydı önlemek için kayıt formu için bir şifre zorunluluğu getirdi. Sitenizde Arama Motorları Optimizasyonu için o kadar vakit harcadıktan sonra kaydınızın da tam olmasını istersiniz herhalde ? Bu yöntemin diger bir dezavantajı, bazı programlar güncel olmadıklarından siteniz doğru yere kaydedilmeyebilir. Ama küçük Arama Motorları için uygun bir yöntem.

2. Aracı web siteleri vasıtası ile online kayıt işlemi. Sitenizin adresini verip Arama Motorlarına bir defada kayıt yaptırabileceğiniz online hizmetler sürüsüyle bulunuyor. Bir avantajı, kayıt işleminin bir çok durumda ücretsiz olarak kısıtlı da olsa yapılabiliyor olması. Bunun yanında bu hizmeti ücretli veren yerler de var. Bu hizmeti kullanırsanız dikkatli olmanızda fayda var. Bu yöntemle sitenizin adresini verip başvuruyu yapıyor sonra da elleriniz bağlı beklemeye geçiyorsunuz ve yapılan, gerçekleştirilen işlemler hakkında çok nadir rapor alırsınız. Kimi siteler yüzlerce hatta binlerce arama motorlarına kayıt ettiğini ilan ediyor. Bu gibi sitelerde daha da dikkatli olmalısınız. Çünkü sitenize gelecek ziyaretçilerin %90&quot;ı büyük arama motorları tarafından gelir. Diğerleri ya çok az ziyaretçi alabileceğiniz küçük arama motorlarıdır ya da daha kötüsü, herkesin ücretsiz kaydolabileceği, amacı sadece verilen email bilgilerini toplayıp spam amaçlı kurulan hazır skriptlerdir. Arama Motoruna kayıt için seçeceğiniz en son yöntem bu olmalı.

3. Web sitenizi Arama Motorlarına elle (Manuel) kayıt ettirmek. Web sitenizi 10 - 15 büyük Arama Motorunda elle kayıt edilmesi yönteminin diğerlerine göre üstünlükleri vardır, ama herşeyden önce bu yöntem zaman alır. Kayıt işlemi Web sitenizin indekslenmesi için çok önemli bir aşamadır. Bizce bu konuda herhangi bir tasarrufa gidilmemeli ve zaman ayırılmalı. Biz müşterilerimizin sitelerini kendimiz kayıt ederiz. Bazı küçük arama motorları için programlar da kullanıyoruz ama zamanımız olursa onları da elle yapmaya çalışıyoruz.

Arama Motorlarına kayıt işleminde size kolaylık sağlaması için büyük Arama Motorlarının başvuru sayfalarını listeleyen bir sayfa yapacağız. Bu bilgiyi de burda bulabilirsiniz.

Arama Motorlarına kayıt için bir kaç bilgi daha :

* Arama Motorlarının kayıt sayfası için yönergelerini/tavsiyelerini dikkatli okuyunuz. Orda 24 saat içinde kaç sayfa kayıt edebileceğiniz, Arama Motorunun diğer sayfalarınızı tarayıp taramadığını ve indeksleyip indekslemediğini gibi bilgiler bulabilirsiniz. Bu bilgi bazı arama motorunun belli bir süre içinde peş peşe yapılan kayıt işlemini spam olarak algılayıp kabul etmemesi nedeniyle önemlidir. Son isteğiniz kayıt işleminde başarısız olmak olsa gerek.

* Eğer sitenizle ilgili bir açıklama (Description) bilgisi istenirse gerekli açıklama metnini veriniz. Yalnız bunun peş peşe sıralanmış veya virgülle ayrılmış Anahtar Kelimeler dizisi olmamasına dikkat ediniz. Çünkü orda verdiğiniz bilgiler sayfanız arama motorunda listelendiğinde sizinle ilgili çıkacak açıklamadır.

* Arama Motoru kaydı için en uygun 3 sayfanızı , Ana Sayfa, Site Haritası (Yoksa oluşturmaya bakın.Bu şekilde sayfalarınız daha kolay ve daha iyi indekslenir) ve varsa arama motorunda kayıt olduğunuzda tüm sayfalarınızı bulabileceği ve tarayabileceği en önemli alt sayfalarınızdır Eğer sitenizi Arama Motorlarına kayıt ettirmek istiyorsanız öncelikle bu sitede anlattıklarımıza göre sitenin uygun olup olmadığını kontrol ediniz.]]></description>
        <pubDate>Tue, 23 Sep 2008 00:29:11 +0300</pubDate>
        <category>Hosting-Domain</category>
      </item>
      <item>
        <title>Backorder Nedir</title>
        <link>http://www.pcrehberi.org/readarticle.php?article_id=274</link>
        <guid>http://www.pcrehberi.org/readarticle.php?article_id=274</guid>
        <description><![CDATA[Backorder Nedir.?

Birnevi Önceden kayıt,Erken kayıt imkanı olarak adlandırabiliriz.ICANN tarafından onaylı registrar kuruluşlarının(domain satan firmalar)
Expired tarihi yaklaşmış,PendingDelete süresü İçerisinde backorder&quot;a girmiş olan müşteriler adına(teklif veren) domainleri yakalamasına backorder diyebiliriz.
Bir başka deyiş ile düşecek domainler&quot;in belirli kuruluşlar aracılığı ile adımıza reglenmesidir backorder.

Backorder&quot;a neden yöneliriz.? Backorder firmalarını farklı kılan nedir.?

Aslında çoğumuz reg fee olarak tanımladığımız boştakı domain ücretini ödeyerek istediğimiz domaini almayı hedefler.

Kim 2-9 dolar arasında bir domaini alma şansını bulduğu halde 20-60 Dolar arasında bir mevlayı gözden çıkarır.? ki backorder&quot;da açık artırma özelliği sayesinde binlerce dolara kadar çıkabilir domainler.

Buradaki asıl nokta,
Tüzel kişilerin backorder&quot;a girmeden domaini yakalama ihtimalın düşük bir oran olmasıdır.

Peki,Neden backorder&quot;a girmeden pendingdelete süresündeki bir domaini alma ihtimalin düşüktür ? Bunun Nedeni Nedir.?

*Registar firmaları,bizlerden her zaman için bir adım öndedir.

*Domain silindikten saniyeler sonra otomatik olarak backorder kuruluşları domaini regleyebilir.Hangimiz Domainin Düşeceği tam saati biliyoruz ki.? Burada dakikalardan ziyade saniyeler çok önemli bir yer tutmaktadır.

*Domain veri tabanı olarak adlandırdığımız Whois servisleri malesef her an güncellenmemektedir.Domain&quot;in silindiğini veya domain üzerindeki değişiklikler 1-2 günlük bir süreç sonrası bizlere lanse edilmektedir.

* Hiç birimiz robot değiliz sanırım.Domain&quot;in tam düşeceği zamanda durmadan f5 yaparak domaini regleme olasılığımız yok? olsa bile %1 şanştır.

Backorder&quot;da kazanma şansımızı etkileyecek olan faktörler nelerdir.?

Backorderda kazanma tamamen sizin tecrübenize veya bütçenize bağlı olmakla beraber düşecek olan domainin(backorder yaptığınız) hangi firma ile registrar edildiğini öğrenerek o firma ile hangi backorder firması ile ortak bir anlaşma içerisinde ise oraya yönelmek her zaman için +1 puan değerindedir.Şansımızı bir nebze artırırki backorder&quot;da şans önemli bir faktördür..

Hangi registrar firması hangi backorder şirketi ile çalıştığımı merak ediyorsanız eklentideki dosyayı indirmeniz yeterlidir.

Hangi backorder firması ile çalışmalıyım.?
Cevabını yukaridaki sorularda yanıtlamama rağmen backorder firmalarını olumlu ve olumsuz yönlerini incelemek gerekirse,En bilinen firmalar olarak Godaddy,Pool ve Snapnames&quot;ı inceleyelim.

Godaddy.Com

Pool ve Snapnames karşısında şansının az olduğunu hepimiz biliyoruz.Peki bunun nedenleri nelerdir.?

İlk backorder yapan kazanır mantığını benimseyen godaddy&quot;de olumlu olarak
Herhangi bir backorder firmasında kayıt yapılmamış ise burayı kullanarak ( tabi ilk başvuruyu siz yaptıysanız) kazanabilirsiniz.

Her backorder için sabit bir fiyat 18.95 $ ödüyorsunuz ama kazanma garantisi vermemekte.

Backorder için aylık üye olabilirsiniz ki ücreti 29.95$ ve kazandığınız her kazandığınız backorder için sadece domain kayıt parası ödüyorsunuz 8.95$

Olumlu yanları güzel gelebilir ama birde öbür yüzünü irdelemek gerekirse.

Paranızın İade Edilmemesi.Yani backorderda kazanamazsanız paranızı iade etmiyor,hakkınızı gizli tutuyor.Başka 1 domain için backorder&quot;da kazanana kadar bu imkanı sizlere veriyor.]]></description>
        <pubDate>Tue, 23 Sep 2008 00:28:35 +0300</pubDate>
        <category>Hosting-Domain</category>
      </item>
      <item>
        <title>DOMAİN NEDİR?</title>
        <link>http://www.pcrehberi.org/readarticle.php?article_id=273</link>
        <guid>http://www.pcrehberi.org/readarticle.php?article_id=273</guid>
        <description><![CDATA[ DOMAİN NEDİR?

Domain (alan adı) sizin, yada sahip olduğunuz şirketin İnternetteki kimliğidir. İnternette yer almak için baş vurduğunuzda size bir İnternet protokol numarası verilir. Buna IP Adres (İnternet Protokol adres) denilmektedir. İnternetteki her bilgisayarın bir IP adresi vardır. Diğer bir bilgisayarla bağlantı kurabilmek için karşı bilgisayarın IP adresinin tanınmış olması gerekir. Örneğin www.aydesign.net&quot;in IP adresi 213.144.110.130 &amp;#8217;dir. İnternetteki diğer bilgisayarlar, sizi bu IP numarası sayesinde bulurlar. Domain ise bu numaranın sadece bir görüntüsüdür. Yani Siz browserinizin adres çubuğuna IP numaralarını yazmak yerine O IP numaralarının kodlandığı domainler i yazarak istediğiniz siteye ulaşırsınız. Domain bu anlamda hafızada kalması zor olan IP numaralarının daha kolay kullanımını sağlar. Kısaca özetlemek gerekirse domain IP adreslerinin harfler şeklinde kodlanmasıdır.Alan adınızın uygun, kolay ve hatırlanabilir olması önemlidir. Sahibi bulunduğunuz firmanız, tanınmış olan soyadınız, markanız için halen alan adı almadıysanız bunu en kısa
 
 
zamanda gerçekleştirmenizi öneririz. Günümüzde birçok firma bunu zamanında yapmadığı için ya çok yüksek meblağlar ödeyerek isimlerini almak, ya da çok farklı ve uygun olmayan isimler altında firmalarını İnternete açmaktadır.

Domainler genel olarak iki ana gruba ayrılırlar:

1. Uluslar arası domainler:

Bu tip domainler ABD&amp;#8217;den ICAAN konsorsiyumuna kayıtlı firmalardan alınır. Bu domainler de ilk başvuran alır kuralı geçerlidir. Bu ne demektir? Bu şu demektir. Size veya firmanıza uygun bir domaini sizden önce herhangi birisi başvurmamışsa üzerinize kayıt edebilirsiniz. Şayet alınmışsa; ya alan kişi ile irtibat kurup yüksek meblağlar ödeme durumunda kalırsınız yada farklı bir isimde yeni bir domain alırsınız. Bu domainlerin diğer bir özelliği de kayıt sırasında herhangi bir belge istenmemesidir. Bundan dolayı günlük hayatta kullandığımız kelimelerden, şehir ve bölge adlarına, sektörel terimlerden, ünlülerin adlarına kadar her şey domain olarak kaydedilmektedir. Neden kaydediliyor diye aklınıza bir soru geldiyse cevabı şu; bütün bu domainler ilerde lazım olur düşüncesi yüzünden kaydedilmektedir. Yani ilerde çok para eder düşüncesi ile. Uluslar arası domainler uzantılarına göre de sınıflandırılır; en çok bilinen uzantılar .com,.net, ve .org&amp;#8217;dur.

2. Coğrafi veya yerli domainler:

Bu domainler de uluslar arası domainler gibi aynı uzantılara sahiptir. Aralarında ki farka gelince. Bu domainler de tescil edildikleri ülkenin internet takısı domainin sonuna gelir. Örneğin domaini Türkiye&amp;#8217;den almışsanız domainin sonuna Türkiye&amp;#8217;nin internetteki uzantısı .tr eklenir. Bu domainlerin tescil işlemlerini Türkiye&amp;#8217;de ODTÜ yürütmektedir. Yerli domainlerde ilk başvuran alır kuralı geçerli değildir. Ayrıca ODTÜ kendisine verilen yetkiyle nom.tr, k12.tr ve gen.tr uzantılarında domainde tescil etmektedir.


]]></description>
        <pubDate>Tue, 23 Sep 2008 00:28:07 +0300</pubDate>
        <category>Hosting-Domain</category>
      </item>
      <item>
        <title>Domain Uzantıları Ülkeler</title>
        <link>http://www.pcrehberi.org/readarticle.php?article_id=272</link>
        <guid>http://www.pcrehberi.org/readarticle.php?article_id=272</guid>
        <description><![CDATA[- A -
ac - Ascention Islands
ad - Andorra
ae - U. Arab Emirates
af - Afganistan
ag - Antigua/Barbuda
ai - Anguilla
al - Albania
** - Armenia
an - Netherlands Antilles
ao - Angola
** - Antartika
ar - Arjantin
as - American Samoa
at - Avusturya
au - Avusturalya
az - Azerbaycan
********************
- B -
ba - bosna hersek
bb - Barbados
bd - Bangladesh
be - Belgium
bf - Burkina Faso
bg - bulgaristan
bh - Bahrain
bi - Burundi
bj - Benin
bm - Bermuda
bn - Bruneo
bo - Bolivia
br - Brazilya
bs - Bahamas
bt - Bhutan
bv - Bouvet island
bw - Botswana
by - Belarus
bz - Belize
***********************
- C -
ca - Kanada
cc - Cocos Islands
cd - Congo, D. Rep.
cf - Central African R.
cg - Rep. of Congo
ch - Switzerland
ci - Cite d&amp;#8217;Ivoire
ck - Cook Islands
cl - Chile
cm - Cameroon
cn - China
co - Kolombia
cr - Costa Rica
cu - Cuba
cv - Cape Verde
cx - Christmas Island
cy - Cyprus
cz - Czech Republic
**************
- D -
de - Almanya
dj - Djibouti
dk - Danimarka
dm - Dominica
do - Dominican Rep.
dz - Algeria
***********************
- E -
ec - Ecuador
ee - Estonia
eg - Egypt
eh - Western Sahara
er - Eritrea
es - İspanya
et - Ethiopia
**********************
- F -
fi- Finland
fj - Fiji
fk - Falkland Islands
fm - Micronesia
fo - Faroe Islands
fr - Fransa
*************
- G -
ga - Gabon
gb - Great Britian
gd - Grenada
ge - Georgia
gf - French Guiana
gg - Guernsey
gh - Ghana
gi - Gibraltar
gl - Greenland
gm - Gambia
gn - Guinea
gp - Guadeloupe
gq - Equatorial Guinea
gr - Greece
gs - S Georgia Sdw Is.
gt - Guatemala
gu - Guam
gw - Guinea-Bissau
gy - Guyana
*************************
- H -
hk - Hong Kong
hm - Heard McD Is.
hn - Honduras
hr - Croatia/Hrvatska
ht - Haiti
hu -Hungary
*************************
- I -
id - Indonesia
ie - Ireland
il - Israil
im - Isle of Man
io - British Indian O.T.
iq - Irak
ir - Iran
is - Iceland
it - Italya
*************************
- J -
je - Jersey
jm - Jamaica
jo - Jordan
jp - Japonya
*************************
- K -
ke - Kenya
kg - Kırgızistan
kh - Cambodia
ki - Kiribati
km - Comoros
kn - St. Kitts &amp; Nevis
kp - North Korea
kr - South Korea
kw - Kuveyt
ky - Kayman Is.
kz - Kazakhistan
*************************
- L -
la - Laos
lb - Lebanon
lc - Saint Lucia
li - Liechtenstein
lk - Sri Lanka
lr - Liberia
ls - Lesotho
lt - Lithuania
lu - Luxembourg
lv - Latvia
ly - Libya
*************************
- M -
ma - Morocco
mc - Monaco
md - Moldova
mg - Madagascar
mh - Marshall Is.
mk - Makedonya
ml - Mali
mm - Myanmar(Burma)
mn - Mongolia
mo - Macau
mp - Nth. Mariana Is.
mq - Martinique
mr - Mauritania
ms - Montserrat
mt - Malta
mu - Mauritius
mv - Maldives
mw - Malawi
mx - Mexico
my - Malaysia
mz - Mozambique
*************************
- N -
na - Namibia
nc - New Caledonia
ne - Niger
nf - Norfolk Island
ng - Nigeria
ni - Nicaragua
nl - Netherlands
no - Norway
np - Nepal
nr - Nauru
nu - Niue
*************************
- O -
om - Oman
*************************
- P -
pa - Panama
pe - Peru
pf - French Polynesia
pg - Papua N. Guinea
ph - Philippines
pk - Pakistan
pl - Polonya
pm - St Pierre Miquel.
pn - Pitciarn Is.
pr - Puerto Rico
ps - Palestinian Ter.
pt - Portugal
pw - Palau
py - Paraguay
*************************
- Q -
qa - Qatar
*************************
- R -
re - Reunion Is.
ro - Romanya
ru - Rusya
rw - Rwanda
*************************
- S -
sa - Sudi Arabistan
sb - Solomon Is.
sc - Seychelles
sd - Sudan
se - Sweden
sg - Singapore
sh - St. Helena
si - Slovenya
sj - Svalbard
sk - Slocac Republic
sl - Sierre Leone
sm - San Marino
sn - Senegal
so - Somalia
sr - Suriname
st - Sao To. Principe
sv - El Salvador
sy - Syria
sz - Swaziland
*************************
- T -
tc - Turks &amp; Ciacos Is.
td - Chad
tf - French South. Ter.
tg - Togo
th - Tayland
tj - Tajikstan
tk - Tokelau
tm - Turkmenistan
tn - Tunisia
to - Tonga
tp - East Timor
tr - Turkey
tt - Trinidad &amp; Tobago
tv - Tuvalu
tw - Tayvan
tz - Tanzania
*************************
- U -
ua - Ukrayna
ug - Uganda
uk - United Kingdom
um - US Minor Is.
us - United States
uy - Uruguay
uz - Özbekistan
*************************
- V -
va - Vatican City
vc - St Vincent Gren.
ve - Venezuela
vg - British Virgin Is.
vn - Vietnam
vu - Vanuatu
*************************
- W -
wf - Vanuatu
ws - Western Samoa
*************************
- Y -
ye - Yemen
yt - Mayotte
yu - Yugoslavya
*************************
- Z -
za - South
zm - Zambia
zr - Zaire
zw - Zimbabwe]]></description>
        <pubDate>Tue, 23 Sep 2008 00:27:39 +0300</pubDate>
        <category>Hosting-Domain</category>
      </item>
      <item>
        <title>DNS, DOMAIN NAME SYSTEM (domain isim sistemi)</title>
        <link>http://www.pcrehberi.org/readarticle.php?article_id=271</link>
        <guid>http://www.pcrehberi.org/readarticle.php?article_id=271</guid>
        <description><![CDATA[DNS, DOMAIN NAME SYSTEM (domain isim sistemi)

DNS nedir?

 

DNS,Domain Name System&amp;#8217;in kısaltılmış şeklidir. Türkçe karşılığı ise Alan İsimlendirme Sistemi olarak bilinir.

DNS, 256 karaktere kadar büyüyebilen host isimlerini IP&amp;#8217;ye çevirmek için kullanılan bir sistemdir. Host ismi,tümüyle tanımlanmış isim (full qualified name) olarak da bilinir ve hem bilgisayarın ismini hem de bilgisayarın bulunduğu Internet domainini gösterir. Örneğin murat.anadolu.com.tr ismi. Bu isimde &amp;#8220;anadolu.com.tr&amp;#8221; ifadesi internet domainini, &amp;#8220;murat&amp;#8221; ifadesi ise bu domaindeki tek bir makineyi belirtir. DNS , verilen bir makina adının IP adresini çözerek makinaların Internet üzerinde host isimleri ile haberleşmelerine olanak tanır.

 

DNS&amp;#8217;in amacı nedir?

           

DNS, kolay anlaşılabilir ve kullanılabilir makine ve alan isimleri ile makine IP adresleri arasında çift taraflı dönüşümü sağlar. IP adreslerinin gündelik hayatta kullanımı ve hatırlanması pek pratik olmadığı için domain isimlendirme sistemi kullanılır.

            Ana amacı, ağ uzerinden gelen alan adı veya IPnumarası ile ilgili sorgulamalara yanıt vermektir. Bu amaç için cok yaygın olarak &quot;Berkeley Internet Name Domain (BIND)&quot; yazılımı kullanılmaktadır. Siz bir siteye erişmek istediğinizde, DNS sayesinde hangi site nerde , hangi IP hangi bilğisayara ait olduğu belirlenir, ve istediğiniz yere erişirsiniz.

 
DNS tarihçesi

 

1984 yılına kadar DNS diye bir şey yoktu. O yıla kadar isim-IP çözümlemesi HOSTS adında bir metin dosyası ile yapılmaktaydı. Internetteki bilgisayarların isimleri ve IP adresleri bu dosyaya elle kaydediliyordu. Internetteki bilgisayarların herbirinde bu dosyanın bir kopyası bulunmaktaydı. Bir bilgisayar bir başka bilgisayara ulaşmak istediğinde bu dosyayı inceliyor,eğer dosyada o bilgisayarın kaydı bulunuyorsa IP adresini alıyor ve iletişime geçiyordu.

Bu sistemin iyi işleyebilmesi için HOSTS dosyası içeriğinin hep güncel kalması gerekiyordu. Bunu sağlamak için de dosyanın aslının saklandığı ABD&amp;#8217;deki Stanford Universitesine belli aralıklarla bağlanarak kopyalama yapılıyordu.

Ama internetteki bilgisayarların sayısı arttıkça hem bu dosyanın büyüklüğü olağanüstü boyutlara ulaşmaya başladı,hemde internetteki bilgisayarların dosyayı kopyalamak için yaptığı bağlantı Standford&amp;#8217;daki bilgisayarları kilitlemeye başladı.

Tek bir HOSTS dosyası kullanmanın başka bir kötülüğü de şuydu: bütün bilgisayarlar aynı düzeyde yer aldığı için bir bilgisayar isminin bütün internette bir eşinin daha bulunmamasını sağlamak gerekiyordu.

Bu sorunlar yüzünden internet yetkili organları 1984 yılında DNS&amp;#8217;i ürettiler.DNS hem bilgisayar veri tabanını dağıtık bir yapıya sokuyor,hemde bilgisayarlar arasında hiyerarşik bir yapı kurulmasını sağlıyordu.

DNS&amp;#8217;de dağıtık veri tabanı şöyle sağlanıyordu. Bilgisayarlar bulundukları yerlere,ait oldukları kurumlara göre sınıflandırılıyorlardı. Örneğin türkiyedeki bilgisayarların listesini(.tr domaini) türkiye&amp;#8217;den sorumlu bir DNS sunucu makine tutuyordu.böylece internet ortamındaki bütün bilgisayarların bilgisinin tek bir yerde tutulması zorunluluğu kalmıyordu.

 
    DNS&amp;#8217;in yapısı

 

DNS sistemi isim sunucuları ve çözümleyicilerinden oluşur. İsim sunucuları olarak düzenlenen bilgisayarlar host isimlerine karşılık gelen IP adresi bilgilerini tutarlar. Çözümleyiciler ise DNS istemcilerdir. DNS istemcilerde, DNS sunucu yada sunucuların adresleri bulunur.

Bir DNS istemci bir bilgisayarın ismine karşılık IP adresini bulmak istediği zaman isim sunucuya başvurur. İsim sunucu, yani DNS sunucu da eğer kendi veritabanında öyle bir isim varsa, bu isme karşılık gelen IP adresini istemciye gönderir.

DNS veritabanına kayıtların elle,tek tek  girilmesi gerekir.

Internet adresleri ilkönce ülkelere göre ayrılır. Adreslerin sonundaki tr, de , uk gibi ifadeler adresin bulunduğu ülkeyi gösterir. Örneğin tr Türkiyeyi, de Almanyayı, uk İngiltereyi gösterir. ABD adresleri için bir ülke takısı kullanılmaz çünkü DNS ve benzeri uygulamaları yaratan ülke ABD&amp;#8217;dir.

Internet adresleri ülkelere ayrılıdıktan sonra com, edu, gov gibi daha alt bölümlere ayrılır. Bu ifadeler DNS&amp;#8217;de üst düzey (top-level) domainlere karşılık gelir. Üst düzey doainler aşağıdaki gibidir:

Com :Ticari kuruluşları gösterir.

Edu  :Eğitim kurumlarını gösterir.

Org  :Ticari olmayan, hükümete de bağlı bulunmayan kurumları gösterir.

Net   :Internet  omurgası işlevini üstlenen ağları gösterir.

Gov  :Hükümete bağlı kurumları gösterir.

Mil   :Askeri kurumları gösterir.

Num :Telefon numaralarını bulabileceğiniz yerleri gösterir.

Arpa :Ters DNS sorgulaması yapılabilecek yerleri gösterir.

 

Alan isimleri, agaç yapısı denilen ve belli bir kurala göre dallanan bir yapıda kullanılmaktadır.

 


Amerika haricinde, internete baglı olan tüm ülkelerdeki adresler, o ülkenin ISO3166 ülkekodu ile bitmektedir. Türkiye&quot;deki tüm alt alan adresleri, .tr ile bitmektedir. Örneğin;

 

            marine.ulakbim.gov.tr adresinde;

 

            tr              Türkiye&quot;yi,

            gov          alt alanın devlet kurumu olduğunu,

            ulakbim   bu devlet kurumunu,

marine     bu kurumda bulunan bir makineyi göstermektedir.

 

Yetki Bölgesi (Zone of Authority)

 

Yetki bölgesi DNS sisteminde belli bir adres aralığıdır. Örneğin, yukarıda verdiğimiz örnekte murat.anadolu.com.tr , bir yetki bölgesini gösterir.

Her yetki bölgesinden sorumlu bir isim sunucusu, yani DNS sunucusu vardır. DNS sunucu yetkili olduğu bölgedeki bilgisayarların isimlerini IP adreslerini içerir. Aynı zamanda bu bölgeye dair sorgulamalara da yanıt verir.

DNS sunucunun yetki bölgesi en az bir tane domain içerir. Bu domain bölgenin kök domaini olarak adlandırılır. Yetki bölgesinde kök domainin altında bir veya birden fazla alt domain içerebilir. Bir DNS sunucu birden fazla bölgeyi yönetebilir.

 

DNS sunucu çeşitleri

 

Çalışmalarına göre DNS sunucular üçe ayrılır.

Birincil isim sunucu(Primary Name Server): Bölgesiyle ilgili bilgileri kendisinde bulunan bölgeden (zone file) elde eder. Bu dosyaya bilgiler elle tek tek girilir.

İkincil isim sunucu(secondary name server): Bölgesiyle ilgili bilgileri bağlı bulunduğu bir DNS server&amp;#8217;dan alır. Yani bilgileri bu sunucuya elle girmek gerekmez.

Yalnızca-Kaşeleyen isim sunucu (caching-Only name server): Kendisinde bölge bilgilerinin tutulduğu bir dosya bulunmaz. Bağlı bulunduğu sunucuya sorarak topladığı bilgileri hem istemcilere ulaştırır, hemde kaşesine koyar

 

Birincil DNS Sunucu

 

Birincil DNS sunucu yetkili olduğu bölge ile ilgili bilgileri kendi üzerinde bulunan bölge dosyasından (zone file) alır demiştik. O bölgede bulunan bilgisayarlara da DNS sunucu adresi olarak Birincil DNS sunucunun adresi verilir. Böylece isim/IP çözümlemesi yapan istemci bilgisayarlar Birincil DNS sunucuya başvururlar, isme karşılık IP adresi bilgisini ondan alırlar.

 

İkincil DNS Sunucu

 

Eğer ağımızda çok sayıda bilgisayar varsa bütün bilgisayarların tek bir DNS sunucuya gitmeleri sonucunda isim/IP çözümleme performansımız düşecektir. Bu durumda ikinci bir DNS sunucu kurup bilgileri ona da tek tek elle gireriz ve bilgisayarların yarısında  DNS sunucu olarak bu bilgisayarı gösteririz. Ama ağımızda çok bilgisayar olduğu için ikinci DNS sunucuya bilgileri girmek büyük bir yük getirecektir. Üstelik işlerimiz ilk girişle bitmeyecek. Bir de her iki DNS sunucusunun bilgilerinin güncel kalmasını sağlamamız gerekecektir. İkinci DNS sunucuda burda bize kolaylık sağlar.

İkincil DNS sunucunun bilgilerini bağlı bulunduğu DNS sunucusundan alması &amp;#8220;bölge bilgisi aktarımı&amp;#8221;(zone transfer) olarak adlandırılır.

İkincil DNS sunucu hem yük dağıtımı yapmamızı hem de bir arıza durumunda sistemin ayakta kalmasını (isim/IP çözümlemesi yapılabilmesi) sağlar.

Her bölgenin bilgisi ayrı dosyalarda saklanır. Bu yüzden birincil, ikincil gibi gibi ayrımlar bölge temelinde yapılır. Yani bir DNS sunucu bir bölge için birincil DNS sunucu iken, başka bir bölge için ikincil DNS sunucu olabilir.

 

 

Yalnızca-Kaşeleyen DNS sunucu

 

İkincil DNS sunucu tek bir lokasyonda, hızlı bir ağ üzerinden birbirine bağlanmış çok sayıda bilgisayarın bulunduğu kurumlar için oldukça iyi bir çözümdür. Fakat kurumda çok sayıda bilgisayar bulunuyorsa birincil ile ikincil DNS sunucular arasındaki bölge bilgileri aktarımı büyük bir trafik üretecektir. Bunun çözümü için yalnızca-kaşeleyen DNS sunucu kurulmalıdır.yalnızca-kaşeleyen sunucuya bilgiler elle girilmez. İkinci lokasyondaki bilgisayarlara DNS sunucu olarak kendi lokasyonlarındaki yalnızca-kaşeleyen sunucunun adersi verilir.yalnıca-kaşeleyen DNS sunucuda birinci lokasyondaki birincil ya da ikincil DNS sunucunun adresi vardır.

Bir bilgisayar isim/IP çözümlemesi yapacağı zaman bu yalnızca-kaşeleyen DNS sunucuya gider. Yalnızca-kaşeleyen DNS sunucuda bir bilgi yoktur bu yuzden yalnızca-kaşeleyen DNS sunucu  iki lokasyon arasındaki hatta çıkar, bağlı bulunduğu DNS sunucuya gider, sorgulamasını yapar, aldığı yanıtı da soru soran kendi lokasyonundaki bilgisayara iletir ve elde ettiği bilgiyi bir DNS kaşesinde saklar. Eğer aynı bilgiye belli bir zaman diliminde ikinci bir bilgisayar daha erişmek isterse artık aradaki hatta çıkmadan elimizdeki bilgiyi kullanırız.

 

DNS dosyaları

           

DNS için gerekli olan dosya türleri şunlardır:

1-named.boot: Bu dosya, DNS çalışmaya başladığında program tarafından okunan ilk

dosyadır.

2-named.local: Bu dosya, &quot;loopback&quot; denilen ve makinenin kendisini gösteren adresin

çözümlenmesi icin kullanılan bir dosyadır.

3. named.ca: En üst seviyede bulunan ve &quot;root server (.)&quot; denilen makinelerin adreslerini içerir.

4. named.hosts: Bu dosya, DNS çalıştıran bir alt alanda bulunan makinelerin adreslerinin yazıldığı yani sorumlu olduğunuz alanınızda çalısan tüm bilgisayarların   adreslerinin tutuldugu dosyadır.

5. named.reverse: Bu dosya, yukarıda açıkladığımız named.hosts dosyasının içerdiği IP adreslerini makinelerin isimlerine çevirmek için kullanılır ve yapı olarak named.local dosyasına benzer.

 
DNS&quot;te kullanılan kaynak kodlar ve anlamları

 

Standart DNS kaynak kodlarının yazım formatı şu şekildedir:

 

; [isim]   [ttl]   [sınıf] [kod]      [diger uygun tür - adres,açıklama vs.]

 

[isim/name]    : Sorumlu olunan alt alan ismini belirtir.

[ttl]                 : (Time To Live). Saniye olarak bellekte (cache) tutulacak olan bilginin süresi.

[sinif/class]    : Kaydın sınıfını belirler. Diğer sınıflar olmasına rağmen DNS&quot;te genelde IN                            kullanılır.

[kod]              : Kaynak kodunun ne oldugunu gösterir. A,NS,MX,vs...

 

A &amp;#8211; Address : Belli bir makinenin internet adresini bildirmek ve makine ismini IP adresine eslemek icin kullanılır.

CNAME - Canonical Name : Esas makine ismine ek olarak başka bir isim daha tanımlamak için kullanılır.

HINFO - Host Information : Bilgisayarın donanım ve işletim sistemi bilgilerini yazmak için kullanılır

MX - Mail Exchanger : Belli bir alan adına gelen e-postaların hangi makineye dağıtılacağını gösterir

NS - Name Server: Internet üzerindeki belli bir alandan sorumlu olan bilgisayarın adresini belirtir

PTR &amp;#8211; Pointer : Bilgisayar IP adresini bilgisayar ismine eşlemek için kullanılır.

SOA - Start of Authority : SOA tanımı, internet üzerindeki bir alanın başlangıcını ve bu alandan sorumlu olunduğunu belirlemek için kullanılır.

TXT - Text Data : Açıklayıcı bilgi vermek amacıyla kullanılır

WKS - Well Known Services : Bilgisayar tarafindan sunulan servisler hakkında bilgi verme amacıyla kullanılır

 
DNS dosyaları içinde kullanılan anahtar sözcükler

 

Directory: Belirtilen dosyaların bulunacağı dizin burada verilir.

Cache: Cache dosyasını belirtir.

Primary: Ana sunucunun (Primary Name Server) adı burada verilir. Alana ait temel bilgiler burada bulunur ve program ilk olarak aramaya bu sunucudan başlar.

Forwarders: Ana sunucuda makine bulunamazsa burada belirtilen sunucuda aramaya başlanır

Serial: Burada seri numarası bulunur ve bu numaranın dosyada yapılan her değişiklikten sonra bir artırılması gerekir.
Refresh: Burada, ayarlama yapılan dosyaların ne kadar sürede bir kendini yenilediği belirtilir.
Retry: Burada ne kadar sürede bir aramanın yeniden deneneceği belirtilir.
Expire: Ne kadar süre sonra aramanın sonlandırılacağı belirtilir.

Ttl (Time-To-Live): Belirtilen süre kadar cache tutulabileceğini belirtir. Burada süre verilmemişse SOA&quot;daki değer kullanılır.
Name : Makine adı belirtilir.
Data : IP numarası belirtilir.

 
Bir name server&amp;#8217;ın görevi

           

*İsim/IP çözümlemesi yapmak

            *Yaptığı sorgulamaların sonuçlarını belli bir süre saklamak

            *Kendi domaini için isim/IP bilgilerini sunmak

           

            DNS sorgulaması

           

           

            Bilgisayar herhangi bir adres sorgusu yapmak istediğinde bu sorgusunu Lokal DNS&amp;#8217;e gönderir(1). Lokal DNS ise bu adresi bularak isteğe cevap verir(2). Eğer Lokal DNS üzerinde bu bilgi yoksa sorgulama işleri aşağıdaki şekilde görüldüğü gibi ilerler.

 

 

 

 


Bilgisayar sorgusunu Lokal DNS&amp;#8217;e gönderir(1). Lokal DNS bu isteği alır. Kendi verilerinde bu isteğin karşılığı bulunmadığı için kendisinin bir üst seviyesindeki yetkili root DNS makinasına bu isteği iletir(2). Root DNS aranılan adresten sorumlu olan sunucunun adresini yani uzaktaki DNS&amp;#8217;in adresini Lokal DNS&amp;#8217;e iletir(3). Lokal DNS aldığı bu adrese istenen sorguyu gönderir(4). Uzaktaki DNS istenen veriyi Lokal DNS&amp;#8217;e gönderir(5). Lokal DNS ise aldığı veriyi sorgulama işleminin yapan ilk bilgisayara verir(6).

Aynı isteklerin bir yerde toplanması(cache) sorgulama işleminin hızını arttırır. Lokal sunucu aynı adrese bağlanmak isteyen başka bir bilgisayar için (2) ve (3).cü adımları atlayarak işlemi daha hızlı gerçekleştirir.

 

Ters DNS Sorgulaması

 

DNS sunucusu herzaman isim/IP çözümlemesi yapmaz. Eğer uygun bir şekilde kurulursaIP/isim çözümlemesi de yapabilir. Yani bir DNS sunucuya IP adresi verip, karşılığında isim de alabiliriz. Buna ters sorgulama (inverse query) denilir.

Ters sorgulamayı kolaylaştırmak için in-addr.arpa adında özel bir domain yaratılır. Bu domainde de isim/IP eşlemeleri bulunur ama IP adresleri soldan sağa doğru, isimler ise sağdan sola doğru özelleştikleri için bu domaindeki adreslerin oktetleri tersten yazılır.

In-addr.arpa domaini yaratıldıktan sonra işaretçi kayıtları (pointer records) denilen kayıtlar bu domaine eklenir. Örneğin, 195.142.78.98 adresine karşılık gelen bilgisayar ismini bulmak için DNS sunucuya 98.78.142.195.in-addr.arpa kayıtı sorulur.

 

DNS Hizmetinin Kuruluşu

 

Anadolu.com.tr gibi bir domain ismine sahip bir işletmenin DNS sunucusunu oluşturmak için izleyeceğimiz basamaklar şunlardır:

Öncelikle bu domain için C sınıfı adreslerin kullanıldığını varsayalım. C sınıfı adresimiz 195.194.34.0 olsun. Yani bu domaindeki adresler 195.194.34.1 ile 195.194.34.254 arasında yer alacaktır.

DNS hizmetini yüklemeden önce TCP/IP özelliklerinden DNS sayfasına gidip domain ismini girmemizde yarar vardır. DNS hizmeti de diğer ağ hizmetleri gibi Denetim Masasındaki Ağ uygulamasından yüklenir, ve sistem yeniden başlatılır.

Sistem açılınca Yönetimsel Araçlar menüsüne DNS yöneticisi şeklinde bir şık eklenir, DNS hizmeti buradan düzenlenir.

DNS yöneticisi bölümüne girip DNS menüsünden New Server şıkkından DNS sunucu ekleriz. Sonra bu sunucu altına yetkili olduğumuz bir bölge (zone) yaratırız. Bunun için eklediğimiz sunucu üzerinde iken DNS menüsünden Yeni Bölge(new zone) şıkkını tıklarız. Sunucumuzu birincil yada ikincil olarak tanımlarız. Biz yeni bir kurulum yaptığımız için birincil&amp;#8217;i seceriz. Karşımıza Bölge İsmi(Zone Name) ve Bölge Dosyası(zone file) isminin sorulduğu bir kutu gelir. Zone name kısmına anadolu.com.tr yazıp TAB tuşuna bastığımız takdirde bilgisayar otomatik olarak zone file bölümünü anadolu.com.tr.dns olarak yazar. Bu bilgileri girdikten sonra işlem,i tamamlamak için finish tuşuna basarız.

Yeni oluşturduğumuz bölgede kendiliğinden yaratılmış kayıtlar vardır.bu kayıtların isimleri kayıt tipleri ve dataları yazılıdır.kayıt tipi bölümünde NS,SOA, ve A gibi ifadeler görürüz bu ifadeleri açıklamak gerekirse:

NS, bu satırdaki kayıtın isim çözümleyici (name server) bilgisayara ait olduğunu gösterir.

SOA, ise yetki bölgesi başlangıcı(start of authority) anlamına gelir ve DNS kuruluşu ile ilgili bilgiler içerir. Örneğin, kayıt sonunda eğer &amp;#8220;administrator&amp;#8221; ifadesi varsa bu ifade bölgeden sorumlu kişinin adını içerdiğini gösterir.

A kayıtı ise isim çözümleyici bilgisayarın, yani DNS sunucu bilgisayarın IP adresini verir.

Ters sorgulama yapacaksak bu aşamada ters sorgulama bölgesini (reserve look-up zone) de yaratmalıyız. Bunun için DNS New Zone şıkkını tıklarız. Yaratacağımız bölge yine birincil olmalıdır. Bölgenin ismi 1.107.195.in-addr.arpa şeklinde olacak. Bu ismin ilk kısmı bir IP adresine karşılık geliyor. İkinci kısım olan in-addr.arpa ise her ters sorgulama bölgesinin isminde bulunması gereken bir ifadedir. Girdiğimiz adres C sınıfı bir adres olduğu için de üç oktet kullandık. Böylece  sonuncu oktet ne olursa olsun bize 195.107.1 ile başlayan bir adres sorulduğunda bu adrese karşılık gelen sorgulayabilecez.]]></description>
        <pubDate>Tue, 23 Sep 2008 00:27:04 +0300</pubDate>
        <category>Hosting-Domain</category>
      </item>
    </channel>
  </rss>
